Slinking türkçesi Slinking nedir

  • Sıvışan.
  • Yavrusunu düşürmek.
  • Sinsice sokulmak.
  • Gizlice yürümek.
  • Erken doğurmak (zooloji terimi).
  • Sıvışma.
  • Erken doğmak (zooloji terimi).

Slinking ingilizcede ne demek, Slinking nerede nasıl kullanılır?

Slinkier : Daracık. Gizli. Gizli kapaklı işleri olan. Vücuda oturan. Sinsi.

Slinkiest : Vücuda oturan. Sinsi. Gizli. Daracık. En sinsi. Gizli kapaklı işleri olan.

Slink away : Sinsice sürünmek.

Slink off : Tüymek. Sıvışmak.

Slink : Sinsice sokulmak. Erken doğurmak. Erken doğmak (zooloji terimi). Sinsi sinsi gitmek. Erken doğurmak (zooloji terimi). Erken doğurmak (hayvan). Gizlice yürümek. Sıvışmak. Sinsi sinsi yürümek. Sinsice yürümek.

Sling ink : Yazısında eleştirmek. Çamur atmak (yazıda).

Sling : Ağ atmak. Asmak. Giysiyi omuzuna atmak. Atmak. İple asmak. Halatla çekmek. İzbiro. Sapan. İzbiro (yük kaldırmak için). Gırgır avcılığında ağı çekmede kullanılan her iki ucu birbirine bağlı halat parçası.

Slinks : Sıvışmak. Erken doğmak. Sinsice sokulmak. Sinsi sinsi gitmek. Erken doğurmak (zooloji terimi). Gizlice yürümek. Erken doğurmak. Erken doğurmak (hayvan). Erken doğmak (zooloji terimi). Yavrusunu düşürmek.

Crosslinked files : Çapraz bağlı dosyalar.

Sling your hook : Defol git.

İngilizce Slinking Türkçe anlamı, Slinking eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Slinking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Escaping : Kaçma. Kaçınma. Tüyme. Sakınma. Kurtulma.

Slinks : Sinsi sinsi yürümek. Erken doğurmak. Erken doğurmak (hayvan). Erken doğmak. Sıvışmak.

Ingestion : Emme. Mideye indirme. İngesyon. Yutma. Midesine indirmek. Alınım. Bir nesnenin ağızdan alınması. Besin maddesinin hücreye alınması veya yutak ve yemek borusu yoluyla ağızdan mideye geçmesi, ingesyon. Besin maddesinin hücreye alınması ya da yutak ve yemek borusu yolu ile ağızdan mideye geçmesi. ingesyon.

Skedaddle : Gitmek. Tüyme. Kaçış. Tüymek. Sıvışmak. Tabanları yağlama. Tabanı yağlamak. Kaçmak. Apar topar kaçma.

Thought : Fikir. Felsefe. Görüş. İlgi. Tasavvur. Olay, durum ve nesneler üzerinde çözümleyici ve bireştirici işlemlerde bulunmaya olanak sağlayan kavrama ve açıklama yetisi. Düşünce. Kasıt. Özen. Düşün.

Provision : Şart. Yiyecek veya gerekli şeyleri sağlamak. Gelecekte ya da uzakta olan bir durumu ussal dayanağı olmadan önceden ya da görmeden sezme yetisi. Yedek akçe. Koşul. Hüküm. Karşılık. Erzağını sağlamak. Edinme. İktisadi karar birimleri tarafından istenen veya gereksinim duyulan paranın verilmesi, ödeneğin veya malların sağlanması.

Imbibition : Massetme. Embibisyon. Emme. İmbikleme. İmbibisyon. İçme. Alma. İçine alma. Emilme, sıvının katı madde tarafından emilmesi.

Reasoning : Düşünce. Mantıklı düşünme. Mantık. Nedenler. Usa vurma. Mantık ilkelerine uygun biçimde düşünme ya da bu ilkelerden yararlanarak sorun çözme. düşüncenin, belirli birtakım önermeleri birbirine bağlayarak yeni bir önermeye (sonuca) erişmesi. Düşünme. Tümevarım. Gösteriş. Kanıtlar.

 

Excogitation : İcat etme. Çıkartma. Düşünüp bulma. Tasarlama. Düşünme.

Potation : İçki. Alem. İçki alemi. İçme.

Slinking synonyms : mental synthesis, convergent thinking, thought process, higher cognitive process, divergent thinking, logical thinking, out of the box thinking, line of thought, getaway, bunks, imbibing, abstract thought, slink, free association, problem solving, intellection, intake, mysticism, ideation, scuddle, slunk, scramming, thread, gulping, guzzling, cerebration, consideration, bunk, construction, explanation, uptake, mentation, consumption.

Slinking zıt anlamlı kelimeler, Slinking kelime anlamı

Horizontal : Ufki. Yatay yerleştir. Yatay çizgi. Yatay düzlem. Düz. Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Yatay. Ufka ait. Horizontal.

Vertical : Dik. Düşey düzlem. Dikey. Düşey katman. Vertikal. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yerçekimi doğrultusunda, çevrene dik doğrultuda bulunan. Eğikliği 90° olan katman. Şakuli. Düşey.

Slinking antonyms : convergent thinking, divergent thinking.