Soaks türkçesi Soaks nedir

  • Suya girmek.
  • Sırsıklam etmek.
  • Islatmak.
  • Sırılsıklam etmek.
  • Islanmak.
  • Çok içmek.
  • Banmak.
  • Emmek.
  • Suya sokmak.
  • Çekmek.
  • Kazıklamak.
  • Demlemek (çay).
  • Yumruk atmak.
  • Sarhoş olmak.
  • Sırılsıklam olmak.
  • Sırsıklam olmak.

Soaks ingilizcede ne demek, Soaks nerede nasıl kullanılır?

Presoaks : Ön yıkama. Önyıkama.

Soak alkaline cleaning : Daldırmalı alkalili temizleme.

Soak in : Çekmek. Emmek.

Soak out : Suya bastırarak bir şeyi çıkarmak.

Soak through : Tamamen ıslatmak. Tamamen ıslanmak. Sırılsıklam olmak. Sırılsıklam etmek. -den sızmak.

Soaking : Suda bekletme. Sıvıya daldırma. Sırsıklam. Seyreltme. atlara kepek lapası hazırlama, köpeklerde yal veya bulamaç, kuru pancar posasının ıslatılarak yedirilmesi, süt ikame yemlerinin sulandırılması işlemi gibi yemlerde nem oranını değiştirme yöntemi, ıslatma. Yedirmiş sıvı. İyice doyurulmuş sıvı. Doyurma. Sulandırma. Çok. Kazıkçı.

Soak : Sarhoş olmak. Çekmek. Suya girmek. Sırsıklam etmek. Suya sokmak. Sırsıklam olmak. Sırılsıklam etmek. Çok içmek. Islanmak. Banmak.

Soaked to the skin : İliklerine kadar ıslanmış. Sırılsıklam. Sırılsıklam ıslanmış.

Soaking pit furnace : Tav çukuru fırını.

Soaked : Kafası dumanlı (argo terim). Islanmış. Sırsıklam. Sıvı ile doyurulmuş. Kafası dumanlı. Islatılmış. Sarhoş. Çakırkeyif. Sırılsıklam.

 

İngilizce Soaks Türkçe anlamı, Soaks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Soaks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chisel : Heykeltıraş kalemi. Yontmak. Kalemle oymak. Keski. Dolandırmak. Yont. Kalem. Sızdırmak. Oymak.

Lush : Özlü. Lezzetli. Çok sulu. Yemyeşil. Otları veya bitkileri gür olan (yer). Cafcaflı. Sulu. Ayyaş. İçkici tip.

Bedraggles : Çamurlamak. Islatmak (etek).

Souses : Suyun içine batırmak. Üstüne boca etmek (suyu). Suyun içine daldırmak. Tuzlu suya bastırmak. Tuzlamak. Suya bastırmak. Salamuraya bastırmak. Suya daldırmak.

Bathe : Yıkamak. Dalmak. Çimmek. Yıkanmak. Denizde yıkanmak. Banyo yaptırmak. Yüzmek. İlaca batırmak.

Attracts : Cezbetmek.

Buncoing : Dolandırmak. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Dolandırıcılık. Alavere dalavere. Güveni suistimal suçu.

Bamboozles : Şaşırtmak. Aldatmak. İşletmek. Yamuk yapmak. Üçkağıda getirmek. Kafeslemek. Kandırmak.

Hit the bottle : Kendini içkiye vurmak. Çok içki içmek. Kendini alkole vermek. İçki içmek. Kendini içkiye vermek. Küp gibi içmek. Kafayı çekmek.

Soaks synonyms : soak, abide, buffet, drenches, appeal, be soaked to the skin, hit, draggle, adsorbed, sop, arrest, biffing, get loaded, abides, buncos, pasting, accite, drenching, flush, hit out, bibbed, be soaking wet, get liquored up, soak through, dunks, drink a lot, bibs, douses, drench, aspirating, moisten, get a good sousing, hits.

Soaks zıt anlamlı kelimeler, Soaks kelime anlamı

Dry : Kurutmak. Kurulamak. Sütü kesilmek. Yavan. Susuz. Kurumak. Kurak, tuzlu, tarıma elverişsiz topraklarla ilgili nitelik. Susamış. Kurumuş.

Undercharge : Değerinden az fiyat. Gerekenden eksik para istemek. Gerekenden düşük fiyat vermek. Gerekenden az almak. Değerinden az para istemek. Gerekenden az para istemek. Değerinden az fiyat istemek. İyi doldurmamak. Az şarj etmek. Az para almak.