Softer türkçesi Softer nedir

  • Mankafa.
  • Sıvı.
  • Müşfik.
  • Hafif.
  • Alkolsüz.
  • Sulu.
  • Belli belirsiz.
  • Uysal.
  • Kafasız.
  • Daha yumuşak.
  • Ilıman.
  • Yumuşak başlı.
  • Cıvık.
  • Pes.
  • Tatlı.
  • Sevgi dolu.
  • Yumuşak.

Softer ile ilgili cümleler

English: Ali wanted a pencil with a softer lead.
Turkish: Ali daha yumuşak uçlu bir kurşun kalem istedi.

English: Would you mind speaking a little softer please?
Turkish: Biraz daha yumuşak konuşur musunuz?

English: He never spoke of the softer passions, save with a gibe and a sneer.
Turkish: Bir incitici söz ve bir küçümseme hariç, asla daha yumuşak tutkularla konuşmadı.

Softer ingilizcede ne demek, Softer nerede nasıl kullanılır?

Soften : Gevşetmek. Tatlılaşmak. Gevşemek. Tatlılaştırmak. Yatıştırmak. Yumuşatmak. Sindirmek. Gönlünü almak. Zayıflatmak. Kısmak.

Soften up : Yumuşamak. Düşmanın gücünü zayıflatmak. Yıpratmak. Savunma gücünü azaltmak. Bombardıman ile savunmayı kırmak. Yumuşatmak.

Soften water : Suyu yumuşatmak.

Softened : Yumuşak veya daha da yumuşak yapılmış. Yumuşatılmış. Pumba.

Softener : Blero. Yumuşatıcı. Yumuşaklığı arttırmak amacıyla yıkama sırasında kirli çamaşırlara eklenen sıvı madde. Yumuşatıcı (madde). Yumuşak hale getiren şey.

Hair softener : Saç yumuşatma ve kondisyon saç ürünü. Saç yumuşatıcısı.

 

Softeners : Yumuşaklığı arttırmak amacıyla yıkama sırasında kirli çamaşırlara eklenen sıvı madde. Yumuşak hale getiren şey. Yumuşatıcı.

Softest : Alkolsüz. Yumuşak başlı. Tatlı. Ilıman. Sulu. En yumuşak. Mankafa. Hafif. Cıvık. Müşfik.

Fabric softener : Yumuşatıcı. Kumaş veya çamaşır yumuşatıcısı. Kumaş yumuşatıcı.

Softens : Gevşemek. Yatıştırmak. Gönlünü almak. Zayıflatmak. Tatlılaşmak. Yumuşatmak. Sindirmek. Tatlılaştırmak. Yumuşamak. Kısmak.

İngilizce Softer Türkçe anlamı, Softer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Softer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Liminal : Liminer. Eşikte. Dürtünün eşiğinde olmakla ilgili (psikoloji terimi). Limene ait veya ilgili. Sınırda. Çok az alıganalabilen.

Fucker : Beceren kimse. Aptal. Tokmakçı. Vurucu. Pompacı. Adi. Salak. Pislik. Şerefsiz.

Warmhearted : Sıcakkanlı. Yüreği sıcak. Cana yakın. Sempatik. İyi kalpli. Dostça. Sıcak. Sıcak kalpli.

Boneheads : Denyo. Kalın kafalı. Geri zekalı. Odunkafalı. Kalın kafal (argo terim)ı. Dangalak (argo terim). Dangalak.

As meek as a lamb : Kuzu gibi. Kuzu kadar uysal. Kuzu gibi sessiz. Kuzu gibi uysal.

Addle pated : Sersem. Şaşkın.

Conciliatory : Yatıştırıcı. Anlaşma kabilinden. Uzlaştırıcı. Gönül alıcı.

Agreeable : Kabul edilir. Hazır. Hoş. Anlaşmaya hazır. Makbul. Uygun. Hoşa giden. Münasip. Kabul edilebilir.

Juiciest : İlginç. Karlı. Meraklı. Çekici. Ağız sulandırıcı. Cazip. Özlü.

Cushiest : Kolay. Rahat (meslek vb). Hoş. Rahat.

Softer synonyms : dainties, dilutes, boneheaded, creamy, oft, boeotian, juicy, oftentimes, pes, waters, bap, airiest, blancmanges, cushiony, familiar, cushier, blockheads, loving, amiable, baboons, favonian, cushy, doltish, brothier, docile, brothy, dainty, affable, indistinctly, harebrained, murkily, dreamiest, good tempered.

 

Softer zıt anlamlı kelimeler, Softer kelime anlamı

Infrequently : Seyrek olarak.

Rarely : Nadiren. Seyrek. Ayda yılda bir. Binde bir. Ender. Az. Bayramdan bayrama. Ender olarak. Seyrek olarak.

Take : Yazmak. Çevirmek. Hasat. Yakalamak. (sınava) girmek. Kabul etme (vücut). Kavramak. Pay. Etkili olmak. (fotoğraf) çekmek.