Sohan nedir, Sohan ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Soğan.

Sohan hakkında bilgiler

So Han – Türk, Moğol ve Altay mitolojisinde Karanlık Tanrısı. Yeraltında yaşar, Yo Han’ın oğludur. (So/Soğ) kökünden türemiştir. Soğukluk, görmezlik bildiren bir köktür. Soğmak fiili, yenmek ve üzmek anlamları içerir. Soğuk sözüyle de ilgilidir.

Sohan kısaca anlamı, tanımı

Soha : Ölünün üstünden çıkan giysi

Sohanak : Tıpa.

Görmezlik : Görmemezlik.

Mitoloji : Mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim. Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ait mitlerin, efsanelerin bütünü.

Soğukluk : Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet. Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması. Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler. Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik. Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer. Cinsel istek duymama durumu. Sevimsiz olma durumu, antipati.

Karanlık : Işık olmama durumu. Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum). Karışık. Üzüntü, sıkıntı, perişanlık. Yasalara, töreye uygun olmayan. Işıksız.

Yeraltı : Gizli ve zararlı, yasa dışı. Alışılmışın dışında olan, aykırı. Yerin yüzeyi altındaki bölümü. Samsun ili, Boğazkaya bucağına bağlı bir yer.

 

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Yenmek : Savaş veya yarışmada üstünlük sağlamak, üstün gelmek. Yemek işine konu olmak. Kazanmak, ütmek. Tutmak, bastırmak. Aşınmak.

Soğmak : Yenmek, ütmek. Üzmek, baskı yapmak (yürek sözcüğüyle birlikte kullanılır).

Görmez : Görme engelli.

Bildir : Geçen yıl.

Soğan : Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa). Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü.

Tanrı : Çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri, ilah. Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Yaradan, Allah, Rab, İlah, Mevla, Halik, Hüda, Hu, Oğan.

Fiili : Kapı, pencere ve dolabın sürgüsü ya da mandalı. Eylemli, edimsel, gerçekten yapılan (iş). Edimsel.

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

Yenme : Yenmek işi.

Üzmek : Üzüntü vermek. Bir şeyi gerip çekerek gevşetmek, sürterek aşındırmak.

Moğol : Moğolistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

İçeri : İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.

Diğer dillerde Soğutum anlamı nedir?

İngilizce'de Soğutum ne demek ? : refrigeration