Solid line türkçesi Solid line nedir

Solid line ingilizcede ne demek, Solid line nerede nasıl kullanılır?

Solid : İçinde boşluk olmayan. Metanet. Aralıksız. Som. Sıvı olmayan. Bilgisayar, fizik, gitar, kimya alanlarında kullanılır. Katı cisim. Üç boyutlu. Sıkı. Özdegin belirli bir oylumu ve belirli bir biçimi olan hali; bir katının öğecikleri, değişmez bir denge konumu çevresinde titreşir, ancak yer değiştiremez, anlamdaş katı, katı durum.

Line : Askı halatı. Astarlamak. Hat. Satır. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Çizmek. Dizmek. Çizgi çizmek. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. Astar kaplamak.

Solid angle : Bir koninin, tepesini özek alan bir yuvar yüzeyinden ayırdığı parçanın yüzölçümünün, yüzey yarıçapının üstikisine oranı. Katı açı. Tam açı. Üçten fazla düzlemin bir nokta üzerinde oluşturdukları açı.

Solid argument : Anlaşılabilir savlarla desteklenmiş açık şikayet. Güçlü sav. Kuvvetli argüman.

Solid axle : Yekpare dingil.

Solid black and white : Kesin siyah ve beyaz.

İngilizce Solid line Türkçe anlamı, Solid line eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Solid line ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Straights : Dosdoğru. Düz (çizgi). Doğru. Düz. Düzgün. Eşcinsel olmayan kimse. Düz hat. Yarış çizgisi. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Doğruca.

Bee line : Düz hat. Doğrudan çizgi.

Beeline : Kestirme yol. Kuşuçumu. Düz hat. Kuşuçuşu uzaklık. Kestirme yolmak.

Flat line : Yatay çizgi. Ölmek. Birisinin kalbinin atmayı durdurmuş olması.

Beelines : Kuşuçumu. Kestirme yol. Düz hat. Kestirme yolmak. Kuşuçuşu uzaklık.

Straight : Dosdoğru. Düzgün. Düz (çizgi). Düzlük. Yarış çizgisi. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düz. Doğru. Doğruca.

Straight line : Doğru. Düz doğru. Doğru hat. Düz çizgili.

Flatline : Ölmüş. (argo terim) ölü kimse. Ölmek. Mortu çekmiş. Mortu çekmek. Ölü. Bir eeg veya ekg grafik kaydını okuma.

Straightest : Düzgün. Direkt. Dümdüz. Dürüst. Karşı cinse ilgi duyan. Eşcinsel olmayan kimse. Orijinal(piyes). Yarış çizgisi. Dosdoğru. Düz.