Sonuçlamak nedir, Sonuçlamak ne demek

  • Sonuca ulaştırmak, sonuçlandırmak, bitirmek
  • Sonuç vermek.
  • Yol açmak.

"Sonuçlamak" ile ilgili cümleler

  • "Bu konuşmayı artık sonuçlayalım."

Sonuçlamak tanımı, anlamı:

Sonuç : Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Yazının veya sözün bitim bölümü. Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Öz, özet. Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice.

Ulaştırmak : Ulaşmasını sağlamak.

Sonuçlandırmak : Sonuca ulaştırmak, bitirmek, neticelendirmek, intaç etmek.

Bitirmek : Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak. Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek. Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak.

Vermek : Ondan bilmek, atfetmek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Tespit etmek. Dayamak. Yaymak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Doğurmak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Ödemek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Kazandırmak, katmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Bırakmak veya bağışlamak. Satmak. Sahip olmasını sağlamak. Ayırmak, harcamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek.

 

Açmak : Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Engeli kaldırmak. Yapmak, düzenlemek. Ferahlık vermek. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Alanını genişletmek. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Görünür duruma getirmek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yarmak. Yakışmak, güzel göstermek. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Alışverişi başlatmak. Rengin koyuluğunu azaltmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Geçit sağlamak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Beğenmek. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek.

Sonuç vermek : Sonuçlanmak.

Yol açmak : Yol yapmak. davranışlarıyla başkalarına örnek olmak. bir olayın sebebi olmak. kalabalık bir yerde genellikle saygıdeğer bir kişinin geçmesi için insanları kenara çekip yol vermek. kapanmış olan yolu geçilir duruma getirmek.

Yol : Kumaşta bulunan çizgi. Kez, defa. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Gidiş çabukluğu, hız. Yolculuk. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Gaye, uğur, maksat. Hile, tuzak. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi.

 

Diğer dillerde Sonuçlamak anlamı nedir?

İngilizce'de Sonuçlamak ne demek? : /y/ 1. to bring to an end, conclude. 2. to result in, bring about.

Rusça'da Sonuçlamak : v. завершать, завершить