Spherule türkçesi Spherule nedir

  • Ufak küre.
  • Kürecik.
  • Küçük küre.

Spherule ingilizcede ne demek, Spherule nerede nasıl kullanılır?

Spherulite : Top kristal. Yumruca. Bir noktanın çevresinde toplanmış küçük sferoid kristal toplulukları. Top örüt.

Spherulitic : Bir noktanın çevresinde toplanmış küçük sferoid kristal toplulukları.

Spheruloses : Sferüller. Dokularda coccidoides immitis mantarları içeren, çift zarlı, alyuvar yapısında, pas negatif, saydam vakuoller, sporangiya.

Myospherulosis : Lipitlerin yara üzerine sürülmesi veya dokulara enjekte edilmesinden sonra oluşan, deride ve deri altı dokularında oluşan ve eozinofilik sferüller içeren granülomlarla belirgin, dev hücreli bir yabancı cisim reaksiyonu. Miyosferülozis. Miyosferüloz.

Spheral : Küresel. Simetrik. Ahenkli.

Spherical aberration : Küresel sapınç. Bir konudan gelen ışınların, aynı odak noktasında kesişmemelerinden dolayı görüntünün kenarlarında seçikliğin bozulması biçiminde ortaya çıkan mercek kusuru. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Küresel bozulma. Küresel sapma. Küresel görüntü bozulması. Yuvarsal sapınç. Küresel aberasyon. Küresel şekilden gelen optik hata. Mercek ve aynaların çeşitli bölgelerinin farklı odak uzaklığına sahip olması.

Spherical : Yuvarsal. Sferik. Yuvarlak. Sferikal. Küre biçiminde. Küresel. Küre şeklinde. Toparlak.

 

Sphere of activity : Faaliyet alanı. Yapılacak bir şeyin sınırları.

Spheres : Gökyüzü. Yuvar. Tabaka. Sınıf. Katman. Alan. Küre. Çevre. Yerküre.

Sphere : Alan. Yüzeyinin her noktası özekten eşit uzaklıkta olan yuvarlak kapalı yüzey. Saha. Derece. Çevre. Yuvar. Dünya. Küre. Gökkubbe.

İngilizce Spherule Türkçe anlamı, Spherule eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spherule ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ball : Masatopuna özgü, sellüloitten yapılmış, donuk ak renkte, çevresi 11,43 -12,06 cm. arasında, ağırlığı 2,40-2,53 gr. arasında olan yuvarlak. Fişek atmak. Yumak yapmak. Küre. Devinimli iki yüzey arasındaki sürtünmeyi azaltmak için kullanılan küçük top. Bilye. Yuvarcık. Balo. Yuvar. Sepettopu oyununda, oyuncuların sayı yapmak için kullandıkları küre biçimindeki oyun aracı. deri, sentetik bir nesne ya da lastik bir kılıf ile kaplı ve içi hava dolu bir lastik balon olup, çevresi en az 75 santim, ağırlığı ise en az 600, en çok 650 gramdır. 1.80 metre yükseklikten tahta bir alana bırakıldığı zaman en az 1.20, en çok 1.40 metre yüksekliğe zıplayacak biçimde basınçlı hava ile şişirilmiştir.

Globe : Yuvarlak. Küre. Küre biçimine getirmek. Yer yuvarı. Yer yuvarlağı gibi, düzgün olmayan küresel biçim. Fanus. Karpuz. Abajur. Gezegen. Küresel cisim.

Corpuscle : Korpüskül. Zerre. Kan hücresi. Öğecik ve öğecik çekirdeği boyutlarında (10-(...)cm.—10-(...) cm.), bağımsız nitelikli, evrenin temel taşlarını oluşturan öğecikaltı tanecik. Damla. Yuvar. Cisimcik. Kan yuvarı. Tanecik.

 

Corpuscles : Kan hücresi. Zerre. Kan yuvarı. Parçacık.

Orb : Küre. Küre şeklinde yapmak. Gözbebeği. Göz küresi. Gök cismi. Çevrelemek. Daire. Göz. Kuşatmak. Gökcismi.

Globules : Kürecikler.

Globule : Yuvarcık. Çok küçük damla. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Globül. Yuvar. Damla. Yuvarlak biçimde özdek parçası (örn. yağ yuvarı).

Pilule : Hapçık. Hap. Pilül. Küçük hap. Küçük harf.

Spherule ingilizce tanımı, definition of Spherule

Spherule kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, quicksilver, when poured upon a plane, divides itself into a great number of minute spherules. A little sphere or spherical body.