Spirometra mansonoides nedir, Spirometra mansonoides ne demek

Spirometra mansonoides; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kedi, köpek ve özellikle vaşakların ince bağırsaklarında parazitlenen, erişkinleri konaklarda ishal ve anemiye, larvaları insanlarda sparganozise neden olan sestod türü.

Spirometra mansonoides tanımı, anlamı

Spiro : İki halkanında üyesi olan bir atom içeren çok halkalı bileşikleri gösteren ön ek

Spirometra : Diphyllobothridae ailesinden kedi, köpek ve balık yiyen kuşlarda parazitlenen, sparganum adlı pleroserkoidlerle enfekte balıkların çiğ veya az pişmiş olarak yenilmesiyle insanlarda sparganozise neden olan sestod cinsi.

İnce bağırsak : Sindirim borusunun mideden kalın bağırsağa kadar olan yiyeceklerin sindirilmesi görevini yapan bölümü.

Sparganozis : Kedi ve köpeklerde parazitlenen genellikle Spirometra cinsi sestodların larvalarının neden olduğu, insanlara prosekoid taşıyan kopepodların bulunduğu suların içilmesi veya pleuroserkoidlerle enfekte balık, amfibia, kuş ve sürüngenlerin etlerinin çiğ veya az pişmiş olarak yenilmesiyle bulaşan, küçük, yeri değişen, içerisinde skoleks, çekmen veya kistleri bulunmayan, larvaları içeren apse ve nodüllerin oluşumuyla belirgin hastalık, spargana.

Konaklar : İçel şehri, Yenice bucağına bağlı bir yer. Tunceli ilinde, Akdemir bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Tunceli ili, Ovacık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Parazit : Asalak. Radyo, televizyon, telsiz vb. aygıtların yayınına karışan yabancı ses veya cızırtı. Herhangi bir işte, olayda sorun çıkaran kimse.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Erişkin : Beden gelişimi tamamlanmış olan, kâhil.

Erişki : Et sucuğu. [Bakınız: adres].

Sestod : Cestoda alt sınıfının herhangi bir üyesi.

Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.

Anemi : Kansızlık.

Köpek : Köpekgillerden, boy ve biçim bakımından pek çok cinsi olan, çok iyi koku alan, sadık, bekçilik ve avcılık gibi işler için beslenen memeli hayvan (Canis familiaris): “Onun vaktiyle pek sevdiği küçük, sırtı siyah ve göğsü beyaz, oynak bir köpeği varmış.” -A. Ş. Hisar. Aşağılık niyetlerle yaltaklanan veya davranışları kötü olan kimse için kullanılan bir sövgü sözü. [Bakınız: evcil köpek]. Köpekgiller familyasından görünüş ve büyüklükleri farklı üç yüzden fazla evcil ırkı olan hem etçil hem de otçul olan hayvan. (Canis familiaris) Etçiller (Carnivora) takımının köpekgiller (Canidae) familyasından bir memeli türü. Soyu bugün bilinmeyen yaban türlerden evcilleştirilmiştir. En anlaklı hayvanlardan biridir. 94 ırkı vardır. İyi koku alır. Buldok (Canis familiaris molossus hibernicus), tazı (C. familiaris grajus hibernicus), senbernar (C. familiaris extrarius st. bernardi) bunların en iyi bilinenridir.

 

Vaşak : Kedigillerden, kulakları sivri, dişleri ve tırnakları keskin, kürkünden yararlanılan, yırtıcı bir hayvan (Lynx lynx).

İshal : Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Larva : Kurtçuk.

Konak : Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Diğer dillerde Spiroketozis anlamı nedir?

İngilizce'de Spiroketozis ne demek ? : spirochetosis