Spooned türkçesi Spooned nedir

Spooned ingilizcede ne demek, Spooned nerede nasıl kullanılır?

Spoonerism : Bir dil sürçmesi türü. Tersinleyici yanlış. Hecelerin yerlerinin karıştırılması. Ses ya da heceleri söylerken yanlışlıkla yerlerini değiştirme. İki veya daha fazla kelimenin ilk harflerinin yerinin istemeden değiştirilmesi. Karmacılık. Tersinleyici hata.

Spoonerisms : Ses ya da heceleri söylerken yanlışlıkla yerlerini değiştirme. Tersinleyici hata. Karmacılık. İki veya daha fazla kelimenin ilk harflerinin yerinin istemeden değiştirilmesi. Tersinleyici yanlış. Bir dil sürçmesi türü. Hecelerin yerlerinin karıştırılması.

Spooney : Zevzek. Salak. (argo) aptalca tutkulu ve duygusal. Aptal. Basit. Sıradan. Hassas.

Spoon bait : Kaşık zoka. Kaşık şeklinde balık yemi.

Spoon bit : Kaşık matkabı.

Spoon up : Kaşıklamak. Kaşıkla yemek. Kaşıkla almak.

Caddy spoon : Çay kaşığı.

Dessert spoon : Tatlı kaşığı.

Spoon fed : Özgür olmayan. Yiyeceği kaşıkla verilen. Şımartılmış. Kaşıkla beslenen. Kendi başına hareket edemeyen.

Coffee spoon : Tatlı kaşığı. Kahve kaşığı.

İngilizce Spooned Türkçe anlamı, Spooned eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Spooned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stooping : Omuzları çökük veya düşük. Alçalma.

Scoop : Çıkarmak. Çekip çıkarmak. Kaşıkla çıkarmak. Tas ışıldak. Dağıtıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dağınık ışık kaynağı olarak kullanılan 750 w gücünde, dördül biçimde, içi beyaza boyanmış maden bir kutudan oluşan ışıtaç. Oymak. Diğer gazeteleri atlatmak.

Besotted : Sarhoş olmuş. Kendini kaybetmiş. Abayı yakmış (argo terim). Sarhoş. Abayı yakmış. Sersemleşmiş. Karasevdalı. Sersemleşmiş (argo terim). Aptallaşmış.

Keep company : Arkadaşlık etmek. İle zaman geçirmek. İle çıkmak. Eşlik etmek. Yarenlik etmek.

Digger : Toprak kazan. Hafriyat makinası. Asker. Kazıcı. Avustralya askeri. Greyder. Ekskavatör. Sarıca arı.

Come about : Olay (bir yerde) geçmek. Meydana gelmek. Doğmak. Volta etmek. (gemi) dönmek veya yön değiştirmek. Olmak.

Adorer : Tapan kimse.

Philander : Askıntı olmak. Karı kıza düşmek. Kur yapmak. Asılmak. Kadın peşinde koşmak. Zamparalık etmek. Karı kız peşinde koşmak.

Frisking : Kuyyruk sallamak. Oynamak. Koşuşmak. Oynama. Üstünü aramak.

Flannels : Fanila giydirmek. Fanila ile ovmak. Saçma. Fanila. Flanelden yapılan iç giyim. Sabun bezi. Zevzeklik. Tüylü yumuşak kumaş. Pazen.

Spooned synonyms : round backed, unerect, flanneled, courter, spooning, pet, arise from, jiggers, puttering, skimmers, date, spoonful, spoon out, dallies, scooper, spoons, butterfly net, mug, adorers, ascended, lofter, mugs, have it off, soup ladle, flirt with, round shouldered, lofters, caper, carry on with, broken through, breaking out, mugged, amoroso.

Spooned zıt anlamlı kelimeler, Spooned kelime anlamı

Erect : Kalkmış. Dikilmek. Dimdik. Diken diken. Dik. Tesis etmek. Ereksiyon halinde. Kaldırmak. Kalkık. Yapmak.

Good natured : İyi huylu. Hoşgörülü. Yumuşak. Babacan. Yardımsever.