Sporlular nedir, Sporlular ne demek

Sporlular; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Bir hücrelilerin, omurgalı ve omurgasız hayvanlarda asalak olarak yaşayan, çok az hareket edebilen, sporla üreyen bir alt takımı

Biyoloji'deki anlamı:

(Yun. sporos: tohum; zoon: hayvan) Bir hücreliler (Protozoa) alt âleminden, omurgalı ve omurgasız hayvanlarda asalak yaşayan, hareket edemeyen türleri olan, sıtma asalağı (Plasmodium), gregarin (Gregarina) cinsleri iyi bilinen bir sınıf.

Zooloji alanındaki anlamı:

(Sporozoa), (Yun. sporos = tohum, Yun. zoon = hayvan) Birgözeliler (Protozoa) alt-âlemine giren bir sınıf.Omurgalı ve omurgasız hayvanlarda asılak yaşayan, hareket edemeyen türleri içine alır. Sıtma asılağı (Plasmodium), gregarin (Gregarina) iyi bilinen cinsleridir.

Bilimsel terim anlamı:

Hem eşeyli, hem eşeysiz ama hep sporlanarak çoğalan, belirli gelişme evreleri dışında devim yetenekleri az ve tümü asalak olan birgözeli hayvanlar sınıfı.

İngilizce'de Sporlular ne demek? Sporlular ingilizcesi nedir?:

sporozoa, sporeformers, spore-formers

Osmanlıca Sporlular ne demek? Sporlular Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

isporiye

Sporlular hakkında bilgiler

Sınıf Blastocystea
Sınıf Conoidasida

Sporozoa (Apicomplexa), parazitik tekhücreli canlılardır. Protista aleminin bir şubesidir. Özelleşmiş bir hareket yapıları yoktur. Yaşamlarında bir dönemi hareketsiz, spor formunda geçirirler. Sıtma sebebi Plasmodium bu grubun üyesidir. Metagenez ile ürerler. Yaklaşık 5.000 türü tanımlanmıştır.

 

Parazit bir hücreliler olup sporla ürerler.

Omurgasız ve omurgalı hayvanların hücre içinde ve hücre arasında parazit olarak yaşarlar. Vücutlarının esnek yapısı sayesinde kasılıp gevşeyerek hareket edebilmektedirler.

Sporlular kısaca anlamı, tanımı:

Hücre : Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda.

Omurga : Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas. Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi. Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı.

Hayvan : At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Hareket : Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Devinim. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Yola çıkma. Davranış, tutum. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Deprem. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.

 

Spor : Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi. Kullanışı rahat, kolay olan. Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı.

Asalak : Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli. Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit.

Takım : Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Takım elbise. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman.

Parazit : Radyo, televizyon, telsiz vb. aygıtların yayınına karışan yabancı ses veya cızırtı. Herhangi bir işte, olayda sorun çıkaran kimse. Asalak.

Canlı : Hareketli, hayat dolu, dinamik. Canlı yayın. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Canı olan, diri, yaşayan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Güçlü, etkili.

Alem : Bayrak. Simge. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça.

Şube : Okullarda aynı düzeydeki sınıflardan her biri. Bir kurumun, bir kuruluşun alt mevkilerindeki iş yerlerinden her biri. Dal. Kol.

Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Diğer dillerde Sporlular anlamı nedir?

İngilizce'de Sporlular ne demek? : n. Sporozoa