Spur somebody on türkçesi Spur somebody on nedir

Spur somebody on ingilizcede ne demek, Spur somebody on nerede nasıl kullanılır?

Spur : Horozların bacaklarındaki sivri çıkıntı, kalkar. Teşvik eden bir şey. Mahmuz takmak. Mahmuzlamak. Mahmuzla vurmak. Dürtmek. Mahmuz. Dürtü. Teşvik eden şey.

Somebody : Bir kimse. Kimse. Bazısı. Birisi. Kimisi. Önemli birisi. Biri. Önemli kimse. Şahsiyet.

On : Açık. Olmakta olan. Esnasında. Civarında. Giyilmiş. Üstünde. Makbul. Hazır. İle.

Dot somebody one : Yumruk atmak. Koymak. Geçirmek.

Have somebody on : Kafa bulmak. Kazıklamak.

Have somebody on the payroll : Çalıştırmak. Kadrosunda bulundurmak.

Sell somebody on : İnandırmak. Benimsetmek. Kabul ettirmek. İkna etmek.

Set somebody on a pedestal : İdealize etmek. Gözünde yüceltmek.

Touch somebody on the raw : Yarasına parmak basmak. Yarasını deşmek. Bamteline basmak.

Keep somebody on tenterhooks : Diken üstünde tutmak.

İngilizce Spur somebody on Türkçe anlamı, Spur somebody on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spur somebody on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ginger up : Hız vermek. Ortamı renklendirmek. Ortamı canlandırmak. Can katmak. Coşkulandırmak. Canlandırmak. Hızlandırmak. Kışkırtmak.

Countenance : Onay. İzin vermek. Yüz ifadesi. Onaylamak. Onama. Müsamaha etmek. Surat. İzin. Tasvip etmek.

 

Edge on : Harekete geçirmek. Zorlamak.

Emboldening : Cesaret vermek. Yüreklendirmek. Cesaret verme. Yüreklendirme. Gaza getirme. Teşvik etme.

Eggler : Damarına basmak. Yumurta. Taslak. Torpido. Tahrik etmek. Yumurta atmak. Kışkırtmak.

Gingered : Kışkırtmak. Canlandırmak. Zencefil katmak. Hızlandırmak.

Hustles : Sıkıştırmak. Acele ettirmek. İtip kakmak. Acele etmek. İki ayağını bir pabuca sokmak. Koşuşturmak. Gözünü dört açıp çok çalışmak. Hile ile satmak. Sıkboğaz etmek. İtelemek.

Countenanced : Uygun görmek. Çehre. Uygun bulmak. Onamak. Göz yummak. Desteklemek. Onaylamak. Müsamaha etmek. Tasvip etmek.

Drew : Mississippi eyaletinde şehir. Devam etmek. Düzenlemek. Yazmak. Çekmek. Kağıt çekmek. Kazanmak. Resmetmek. İkna etmek.

Goad : Üvendire ile dürtmek. Nodullamak. Rahatsız etmek. Galeyana getirmek. Teşvik. Gönder. Kışkırtıcı şey. İtmek.

Spur somebody on synonyms : cathect, cheered, ginger, cheer on, countenancing, hustled, egging, emboldened, gingers, hustle, gingering, egg, embolden, cheer, gingering up, cathects, goaded, goads, dig, countenances.