Stature türkçesi Stature nedir

Stature ile ilgili cümleler

English: Ali was small in stature.
Turkish: Ali boy olarak küçüktü.

Stature ingilizcede ne demek, Stature nerede nasıl kullanılır?

Of stature : İtibarlı. Etkileyici (büyüklük, etki, vs.). Şerefli.

Tall stature : Boy uzunluğu.

Statured : Boylu.

Statures : Kişilik. Boy. Uzunluk. Kamet. İtibar. Endam. Önem. Boy bos. Ayar. Prestij.

In statu nascendi : İlk formunda. İlk biçiminde. Orijinal halinde.

Statuaries : Heykel. Heykeltraş. Yontuculuk. Heykeltraşlık. Heykeltıraşlık. Heykeller. Heykeltıraşlıkla ilgili.

Statue : Statü. Yontu. Heykel. Boy heykeli.

Statuesque : Heykel gibi. Vakar. Heybetli. Heykel gibi (kimse). Endamlı ve güzel.

Statuary act : Bir sirkte göze güzel görünen poz. birçok kişinin bir arada, uyumlu bir biçimde poz almasıyla göz okşayan tablo. Klasik poz.

Statuary : Heykeller. Heykel. Heykeltıraşlıkla ilgili. Yontuculuk. Yontular. Heykeltraşlıkla ilgili. Heykeltıraşlık. Heykelcilikte kullanılan.

İngilizce Stature Türkçe anlamı, Stature eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stature ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Personages : Karakter. Zat. Şahsiyet. Ünlü ya da önemli kimse. Sima. Önemli kişi. Mühim kimse. Önemli şahıs.

 

Eminencies : Yüksek mevki. Tepe.

Gauges : Ölçme aleti. Kalibre. Kıstas. Ölçü. Hacim. Kriter. Kapsam.

Account : Tanım. Hesap vermek. Göz önünde tutma. Saymak. Kar. Hesaba katma. Yarar. Açıklamak. Değer.

Eminences : Yükseklik. Ün. Tepe. Yüksek yer. Vücuttaki kabarıklık (özellikle de bir kemik üzerinde). Şöhret. Tümsek. Yüksek mevki. Mükemmeliyet. Yüksek bir mevki.

Accuracy : Titizlik. Hassasiyet. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Kesinlik. Tamlık. Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Sağıllık. Dikkat. İncelik.

Bulks : Geniş vücut. Genişlemek. Esas kısmı. Büyütmek. Şişirmek. Cüsse. Çoğunluk. Şişmek. Toplu. Yığın.

Accent : Vurgulamak. Şive. Vurgu. Ağız. Aksan vermek. Üzerinde durmak. Aksan işareti. Aksan. Vurgulu okumak.

Crucialness : Can alıcı olma durumu. Ciddiyet. Geniş kapsamlı sonuçları olma niteliği.

Stature synonyms : bodily property, cruciality, cachets, lineage, consequences, amounts, calibrations, alloy, clout, cachet, credibilities, bulk, clouted, credibility, graveness, size, figure, emphasis, len, adjustments, flagrance, person, characters, considerations, karat, personalities, taille, tall, eminency, adjusting, tallness, effectiveness, extent.

Stature zıt anlamlı kelimeler, Stature kelime anlamı

Disesteem : İtibar etmemek. Saymamak. Hor görmek. Saygısızlık etmek. İtibarsızlık.

Tallness : Uzun olma. Uzun boyluluk. Yükseklik. Uzunluk.

Tall : Boylu boslu. Uzun. Abartılı. Levent. Boyunda. Yüksek. ...boyunda. Servi boylu. Boylu. Uzun boylu.

Stature antonyms : shortness, short.

Stature ingilizce tanımı, definition of Stature

Stature kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The natural height of an animal body. Generally used of the human body.