Straddles türkçesi Straddles nedir
- Bacaklarını ayırarak yürümek.
- Her iki tarafa yakın olmak.
- İki arada bir derede kalmak.
- Apışıp kalmak.
- Her iki tarafında bulunmak.
- Ata biner gibi üzerine oturmak.
- Her iki tarafı desteklemek veya kucaklamak.
- Bacaklarını açarak durmak.
- Eline bakmadan potu iki katına çıkarmak (poker).
- Ata biner gibi oturmak.
- Üstünde ata binmiş gibi oturmak.
- İki tarafı da idare etmek.
- Bacaklarını iyice açıp oturmak.
Straddles ile ilgili cümleler
English: This house straddles the border between Canada and the United States.
Turkish: Bu ev, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki sınırda yer almaktadır.
Straddles ingilizcede ne demek, Straddles nerede nasıl kullanılır?
Straddle the fence : İki arada bir derede kalmak. İkilemde kalmak. Kararsız kalmak. Tereddütte kalmak. İki oynamak. İki tarafı da desteklemek.
Straddle : Üstünde ata binmiş gibi oturmak. Apışıp kalmak. Ata biner gibi oturmak. Eline bakmadan potu iki katına çıkarmak (poker). Çıtayı, üstüne oturur gibi aşma temeline dayanan bir yüksek atlama biçimi. Bacaklarını açarak durmak. Her iki tarafında bulunmak. Her iki tarafa yakın olmak. Ata biner gibi üzerine oturmak.
Straddled : Her iki tarafı desteklemek veya kucaklamak. Ata biner gibi oturmak. Bacaklarını iyice açıp oturmak. Bacaklarını açarak durmak. İki tarafı da idare etmek. İki arada bir derede kalmak. Bacaklarını ayırarak yürümek. Eline bakmadan potu iki katına çıkarmak (poker). Her iki tarafa yakın olmak. Üstünde ata binmiş gibi oturmak.
Astraddle : Bacaklarını ayırarak. Ata biner gibi. Bacakları birbirinden ayrı. Ata binmiş gibi.
Bestraddle : Ata biner gibi oturmak. Bacaklarını ayırarak oturmak veya ayakta durmak. Bacaklarını ata biner gibi ayırmak.
Straddeling : Fırlatma (açma) (kol-bacak için). Kol ve bacağın, vücudun orta çizgisinden türlü yönlere ve son eklem olanağına değin hızla ve gergin olarak uzaklaştırılması (açılması).
Astride vault straddling vault : Atlama araçları üzerinden, bacakları kollar dışında iki yana gergin açarak aşma. Açık (gergin) atlama.
Estradiol : Östradiol. Kızgınlık belirtilerinin ortaya çıkarılması, implantasyon için döl yatağının hazırlanması, dişi üreme sisteminin olgunlaşması ve ikincil cinsiyet karakterlerini geliştirilmesinde rol oynayan memelilerde yumurtalıklarda graaf folikülü tarafında salgılanan, ayrıca sentetik olarak da hazırlanan en güçlü etkiye sahip östrojen. Östrojen hormon türevi. Estradiyol. Östrojenik hormon. Dişcilik iç salgısı.
Stradivarius : Stradivari veya ailesi tarafından yapılan keman veya diğer yaylı çalgılar. Stradivari ailesi tarafından yapılan keman veya diğer enstrümanlar.
Estrade : Yükseltilmiş zemin.
İngilizce Straddles Türkçe anlamı, Straddles eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Straddles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Make up : Oluşturmak. Uydurmak. Resmegiderliği sağlamak, belli bir tipi yaratmak ya da yalnızca bazı düzeltmeler yapmak üzere oyuncunun yüzünde ve başka örgenlerinde yapılan boyama ve değiştirmeler. Makyaj. İcat etmek. Toparlamak. Sallamak. Oyuncuların rollerine uygun bir anlamda yüzlerini boyamaları, (bk. yüz boyama.). Barışmak. Boyanmak.
Range : Ulaşı. Nişan almak. Çeşitlilik. Sürtmek. Turlamak. Dizmek. Yayılma alanı. Silsile. Erişmek. Erişme uzaklığı.
Straddle : Çıtayı, üstüne oturur gibi aşma temeline dayanan bir yüksek atlama biçimi.
Represent : Göstermek. Tasvir etmek. Resmetmek. Simgelemek. Açıklamak. Tarif etmek. Sahneye koymak. Temsilciliğini yapmak. Canlandırmak.
Be nonplussed : Şaşıp kalmak. Hayret etmek. Şaşkına dönmüş olmak.
Be all at sea : Şaşırmak. Kafası karışmak. Kafası tamamen karışmış veya karışık olmak. Kafası karışık olmak. Afallamak. İşin içinden çıkamamak.
Constitute : Seçmek. Teşkil etmek. Tevkil etmek. Oluşturmak. Tayin etmek. Kurmak. Atamak. Yürürlüğe koymak.
Be nonplused : Şaşıp kalmak. Hayret etmek.
Straddling : Atışta yan ve mesafe uygunluğu.
Straddles synonyms : comprise, straddled, be baffled, spread eagle, be gravelled, be taken aback, be.
Straddles zıt anlamlı kelimeler, Straddles kelime anlamı
Call option : Satin alma opsiyonu. Emtia veya finansal kağıtları satın almak için önceden kararlaştırılmış hakkın kullanılması. Alış opsiyonu. Bir hisse senedini komisyon karşılığı önceden tespit edilen tarihte ve fiyattan satınalma hakkı. Alım opsiyonu. Satınalma opsiyonu.
Put option : Satma opsiyonu. Seçmeli vadeli satış işlemi. Satım opsiyonu. Satım seçme yetkisi. Vadesinden önce bir varlığın önceden belirlenmiş bir fiyattan satılması. Satıcının teslim etme opsiyonu. Alıcısına, belirli bir tarihte veya tarihe kadar bir varlığı belirli bir fiyattan satma hakkı veren sözleşme. krş. alım seçme yetkisi.

Bu kısımda Straddles kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Straddles ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Straddles anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Straddles ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.