Straggles türkçesi Straggles nedir

  • Sürüden ayrılıp gitmek.
  • Düzensiz bir şekilde etrafa dağılmış olmak.
  • Konudan sapmak.
  • Dağılmak.
  • Düzensiz bir biçimde yayılmak.
  • Yoldan sapmak.
  • Doğru yoldan sapmak.
  • Büyümek (diğerlerinden ayrı ve biçimsiz bir şekilde).
  • Dağınık olmak.
  • Sürüden ayrılmak.
  • Dağılarak gitmek.

Straggles ingilizcede ne demek, Straggles nerede nasıl kullanılır?

Straggle : Düzensiz bir şekilde etrafa dağılmış olmak. Sürüden ayrılmak. Konudan sapmak. Dağınık olmak. Büyümek (diğerlerinden ayrı ve biçimsiz bir şekilde). Doğru yoldan sapmak. Dağılmak. Düzensiz bir biçimde yayılmak. Yoldan sapmak. Sürüden ayrılıp gitmek.

Straggled : Düzensiz bir biçimde yayılmak. Büyümek (diğerlerinden ayrı ve biçimsiz bir şekilde). Sürüden ayrılıp gitmek. Doğru yoldan sapmak. Yoldan sapmak. Dağılmak. Düzensiz bir şekilde etrafa dağılmış olmak. Sürüden ayrılmak. Dağılarak gitmek. Konudan sapmak.

Straggler : Sürüden ayrılarak kendi başına kalmış kimse. Gruptan ayrılarak kendi başına kalmış kimse. Avare. Dağınık yetişen bitki. Başıboş hayvan. Birliğini kaybetmiş asker. Sona kalan. Sürüden ayrılan hayvan. Geride kalan. Türkümden ayrılan kimse.

Stragglers : Başıboş hayvan. Döküntü. Sürüden ayrılan hayvan. Avare. Dağınık yetişen bitki. Birliğini kaybetmiş asker. Sona kalan. Sürüden ayrılarak kendi başına kalmış kimse. Gruptan ayrılan kimse. Geride kalan.

 

Stragglier : Başıboş. Geride kalan. Seyrek. Dağınık (saç). Dağınık. Avare.

Straggly : Başıboş. Geride kalan. Dağınık (saç). Avare. Dağınık. Seyrek.

Astragalar : Topuk kemiği ile ilgili (omurgalı hayvanlarda).

Straggliest : Seyrek. Avare. Geride kalan. Dağınık. Dağınık (saç). Başıboş.

Dustrag : Toz bezi.

Astragamectomy : Astragamektomi.

İngilizce Straggles Türkçe anlamı, Straggles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Straggles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pacification : Barıştırma. Uzlaşma. Barışı sağlama. Kontrol altına alma. Huzura kavuşturma. Ülkede huzur sağlama. Teskin etme. Barışma. Yatıştırılma. Pasifize etme.

Adjourning : Sonraya bırakmak. Son vermek (oturum vs). Sonraya bırakma. Erteleme. Geciktirmek. Geçmek (bir yere). Ertelemek.

Go astray : Kaybolmak. Hata yapmak. Yoldan çıkmak. Kötü yola düşmek. Ters yola sapmak. Baştan çıkmak. Kötü yola sürüklenmek. Yanlış yola sapmak. Azmak. Azıtmak.

Endeavor : Çaba göstermek. Endeavour uzay mekiği. Gayret etmek. Şimdiye kadar yapılan 5'inci ve en kompleks nasa nihai harekat uzay mekiği. Uğraşmak. Uğraş göstermek. Yapmaya çalışmak. Çabalamak. Çalışmak. Çaba harcamak.

Class warfare : Sosyal veya ekonomik sınıflar arasındaki çarpışma veya anlaşmazlık.

Divagates : Başıboş dolaşmak. Sapmak. Dolaşmak.

Rising : Doğan. İlerleme. Yükseliş. Kalkma. Baş kaldırma. İsyan. Ucu sararmış sivilce. Yükselme. Doğuş. Ayaklanma.

Divagate : Sapmak. Konu dışına çıkmak. Başıboş dolaşmak. Dolaşmak.

 

Adjourn : Geçmek (bir yere). Tehir etmek. Ara vermek. Ertelemek. Son vermek (oturum vs). Geciktirmek. Ertelenmek. Sona ermek (toplantı veya oturum). Sonraya bırakmak.

Counterinsurgency : Gerilla savaşçıları veya devrimcileri ile savaşmak için kullanılan taktikler. Kontrgerilla harekatı.

Straggles synonyms : group action, turf war, strife, come apart, decompose, straying, break up, fight, go off at a tangent, clears, clear away, stand out, straggle, decay, wander away from the subject, go off the rails, insurrection, class struggle, cleared, rebellion, fighting, decomposes, straggled, decays, battle, uprising, warping, warps, war, adjourned, be scattered, stray, tug of war.

Straggles zıt anlamlı kelimeler, Straggles kelime anlamı

Defend : Reddetmek. Savunmak. Saklamak. Arkasında olmak. Korumak. Himaye etmek. Kanat açmak. Müdafaa etmek.

Make peace : Barış yapmak. Barışmak. Barıştırmak.

Uninhibited : Yasaklanmamış. Ketlenmemiş. Serbest davranışlı. Çekinmesiz. Serbest. Sınırsız. Kısıtlanmamış. Sınırlandırılmamış. Engellenmemiş. Teklifsiz.