Straiten türkçesi Straiten nedir

Straiten ingilizcede ne demek, Straiten nerede nasıl kullanılır?

Straitened : Zor. Muhtaç. Sıkışmış.

Straitened for : Muhtaç. Sıkışmış.

Straitening : Daralma. Sıkıcı. Sıkıştırmak. Sıkıştıran. Darboğaza sokmak. Daraltmak. Dara düşürme. Sıkmak. Sıkıntıya sokma.

Straitens : Sıkmak. Darboğaza sokmak. Daraltmak. Sıkıştırmak.

Be in straitened circumstances : Eli darda olmak. Yoksulluk içinde yaşamak. Darlık içinde olmak.

Straiter : Kısıtlı. Dar. Sıkı. Sınırlı.

Straitest : Kısıtlı. Dar. Sınırlı. Sıkı.

Strait jacket : Deli gömleği.

Strait laced : Bağnaz. Dar görüşlü. Tutucu. Mutaassıp.

Strait question : Boğazlar sorunu.

İngilizce Straiten Türkçe anlamı, Straiten eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Straiten ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disoblige : Hatırını kırmak. Yardımı reddetmek. Ricasını yerine getirmemek. Gücendirmek.

Bombard : Bombardıman yapmak. Bombardıman etmek. Gülle yağdırmak. Soru yağmuruna tutmak. Bombalamak. Üzerine varmak. Yağmuruna tutmak. Topa tutmak. Dövmek.

Incommode : Huzursuz etmek. Rahatsızlık vermek. Zahmet vermek. Huzursuzluk vermek. Sıkıntı vermek. Rahatsız etmek.

 

Astringing : Kabız. Büzmek.

Beset : Kuşatmak. Sarmak. Rahat bırakmamak. Etrafını sarmak. Dört bir yandan saldırmak. Sıkıntı vermek. Rahat vermemek. Etrafını çevirmek.

Bombarding : Bombardıman yapmak. Gülle yağdırmak. Bombalamak. Bombardıman etmek. Dövmek. Soru yağmuruna tutmak. Yağmuruna tutmak. Üzerine varmak. Topa tutmak.

Bear against : Baskı yapmak. Bastırmak. Karşı koymak.

Detain : Yubatmak. Alıkoymak. Geciktirmek. Mahrum etmek. Durdurmak. Oyalamak. Hapsetmek. Tutmak. İzinsiz bırakmak. Engellemek.

Be urgent with somebody : Zorlamak.

Astringe : Büzmek. Kabız.

Straiten synonyms : bombards, bore, attenuates, chagrins, narrow, distress, astringed, put out, besieging, astringes, discommode, trouble, bother, bottle up, narrowed, ail, bothering, burden with, contracts, constricts, inconvenience, straitens, besieges, restrict, chagrining, constricting, restricts, contract, burthen, limit, attenuate, besets, constrict.

Straiten zıt anlamlı kelimeler, Straiten kelime anlamı

Free : Serbest bırakmak. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Bedava. Parasız. Özgür. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Beleş. Bağımsız. Serbest. Rahatlatmak.

Straiten ingilizce tanımı, definition of Straiten

Straiten kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, to contract. To confine. To make narrow. To make strait.