Straitest türkçesi Straitest nedir

Straitest ingilizcede ne demek, Straitest nerede nasıl kullanılır?

Straited muscle : Çizgili kas.

Straited striated pebble : Buzulların deyimiyle üstü ince ve derin çizilmiş, dip buzultaşı çakılları. Çizik çakıllar.

Straiten : Daraltmak. Sıkmak. Sıkıştırmak. Darboğaza sokmak.

Straitened : Sıkışmış. Muhtaç. Zor.

Straitened for : Muhtaç. Sıkışmış.

Strait laced : Dar görüşlü. Bağnaz. Mutaassıp. Tutucu.

Straitens : Sıkmak. Daraltmak. Darboğaza sokmak. Sıkıştırmak.

Strait question : Boğazlar sorunu.

Straitening : Sıkıcı. Sıkıştıran. Daraltmak. Sıkmak. Sıkıntıya sokma. Darboğaza sokmak. Daralma. Dara düşürme. Sıkıştırmak.

Strait of magellan : Macellan boğazı.

İngilizce Straitest Türkçe anlamı, Straitest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Straitest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Narrow : Kıt kanaat. Kısmak. Çekmek. Daraltmak. Az. Daralmak. Parasızlık. Dar geçit.

Acutes : Keskin. Güçlü. Sivri. Aşırı. Açıkgöz. Akut. Şiddetli. Ağır. Zeki.

Definite : Kati. Açık. Belli. Şüphesiz. Nihai. Mahdut. Kuşkusuz. Kesin. Su götürmez. Son.

Closer : Cimri. Kıt. Detaylı. Sık. Elektriğin özdenetimli olarak kesilmesini sağlayan düzen. Kapı kapatıcısı. Yakın. Konjonktör. Kapatıcı. Yanaşık.

 

Strait : Yokluk. Üzüntü. Zor veya güç durum. Boğaz (denizde). Şişede ağza yakın dar bölüm. Boğaz. İki denizi veya bir denizle okyanusu birbirine bağlayan dar geçitler. Ç.sıkıntı. Sıkıntı.

Narrowest : En darına. En dar.

Interdicted : Hacir altına alınmış. Yasaklanmış. Menetmek. Hacir altında. Kısıtlanmış. Yasaklamak.

Confine : Kapatmak. Sınırlandırmak. Tahdit etmek. Sınırlamak. Hapsetmek. Tutmak. Toplamak. Loğusa olmak. Hasretmek. Kısıtlamak.

Restrictive : Kısıtlayan. Sınırlayıcı. Bağlayıcı. Kısıtlayıcı. Tanımlayıcı.

Detain : Gözaltına almak. İzinsiz bırakmak. Geciktirmek. Tutmak. Saklamak. Mahrum etmek. Durdurmak. Oyalamak. Hapsetmek. Engellemek.

Straitest synonyms : measurable, qualified, clinging, pass, closefitting, narrower, delimited, limitative, concerted, firm, coarct, careful, scantier, penurious, reduced, scantiest, close fitting, dire straits, contracted, situation, restricted, determinate, firmed, desperate straits, indicated, finite, acuter, liny, fast, close fit, barely, finites, scant.

Straitest zıt anlamlı kelimeler, Straitest kelime anlamı

Free : Muaf. Serbestçe. Ücretsiz. Rahatlatmak. Serbest. Bağımsız. Bedava. Erkin. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Parasız.