Straps türkçesi Straps nedir

Straps ingilizcede ne demek, Straps nerede nasıl kullanılır?

Shoulder straps : Omuzluk. Askeri rütbenin takıldığı apolet. Apolet.

Bootstraps : Çizme atkısı. Çaba.

Jockstraps : Kasık bağı. Esnek destek kemeri (erkek sporcular tarafından giyilen). Sporcu çamaşırı. Suspansuvar. Suspansuar.

Unstraps : Kayışını çıkarma. Kayışını çıkarmak. Askısını çıkarmak.

Strap holder : Askı kayışının çalgıya tutturulduğu parça. Askı tutmağı. Kanca.

Strap wrench : Kayışlı boru anahtarı. Parlatılmış ya da metal kaplanmış boru yüzeylerine iz bırakmadan, sökülüp takılmalarını sağlayan bir aygıt. Kayışlı anahtar.

Chin strap : Çene kayışı.

Ankle strap : Ayakkabı atkısı.

Trace off strap pattern : İzleyici şerit dizini.

Butt strap : Ekleme levhası. Cebire. Pasa. Takviye şeridi. Uç uca ek levhası.

İngilizce Straps Türkçe anlamı, Straps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Straps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beltings : Sarma. Kırbaçlama. Müthiş. Kemer malzemesi. Kemer takma. Kayış geçirme. Mükemmel. Kayışlama. Harika.

Archways : Kemeraltı yolu. Kemerli giriş. Kemeraltı. Kemerli geçit. Kemer altı yolu. Üstü kemerli geçit. Kemerli yol.

 

Court plaster : Plaster.

Leashing : Köpek kayışı. Yular. Tasma kayışı. Bağlamak. Birbirine bağlamak. İple bağlamak. Göğüs tasması.

Background : Sosyal çevre. Geri. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Geçmiş. Arkabakım. Görünçlüğün gerisinde yer alan, geriye düşen yerler. ön karşıtı. Ardyöre. Artyetişim. Fon. Bir olgu ya da kavramı hazırlayan bağlam, koşul ya da durum.

Stropping : Kılağılamak. Kayış (ustura). Ustura kayışı ile bilemek. Berber kayışı. Bilemek. Otomatik açma kolanı. Kayışa sürerek bilemek. Ustura kayışı.

Collar : Yakasına yapışmak. Yürütmek. Kaçmak. Kolye. Durdurmak. Tasma takmak. Sıkma bileziği. Yaka. Araklamak.

Cuticles : Tırnak çevresindeki ölü deri. Üstderi. Yaprak üst zarı. Tırnakların çevresindeki ölü deri. Üst deri. Kutikül. Epiderm.

Play down : Önemini azaltmak. Hafifsemek. Önemsememek. Önemsizleştirmek.

Adhesive plaster : Yara bandı. Plaster.

Straps synonyms : press home, topicalize, ram home, tonic accent, re emphasize, point up, re emphasise, pitch accent, emphasize, bear down, show, collet, cordoning, fascias, cestus, drive home, belts, prosody, anticline, edging, hairbands, arc, chevron, accentuation, leash, coronals, collars, cinctures, arch, filleting, slipping, emphasis, adhesive.

Straps zıt anlamlı kelimeler, Straps kelime anlamı

Play up : Abartmak. Üzerinde durmak. Oyun oynamak. Elinden gelenin en iyisini oynamak (spor terimi). Yaramazlık etmek. Vurgulamak. Belirtmek. Sorun çıkarmak. Daha yüksek sesle çalmak. Daha sesli çalmak.

Foreground : Ön. Önalan. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. dip karşıtı. bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. En öndeki görüntü. Önplan. Ön plana almak. Ön plan.

 

Give : Armağan etmek. Hediye etmek. Esnemek. Uçlanmak. Doğruluğunu kabullenmek. Esneklik. İtiraf etmek. Bulaştırmak. Yapıvermek. Bel vermek.