Strike prohibitions türkçesi Strike prohibitions nedir

  • İşbırakım yasakları.
  • Deprem, savaş ve iktisadi bunalım gibi nedenlerle yasalarca işbrakımını engelleyen durumlar.
  • İktisat alanında kullanılır.

Strike prohibitions ingilizcede ne demek, Strike prohibitions nerede nasıl kullanılır?

Strike : Çalma. Çarpma. Bezemlerin sökülmesi için verilen komut. Hava saldırısı. Vurmak. Maden bulma. İşçilerin, ücretlerine ve çalışma koşullarına ilişkin isteklerinin işverence yerine getirilmemesi durumunda ya da kimi ülkelerde yasayla tanındığı gibi bir halk, bir işçi devinimiyle dayanışmak amacıyla, belli kurallara uyarak topluca çalışmayı durdurmaları. İşverenle işçiler arasında baş gösteren anlaşmazlıklar nedeniyle işçilerin toplu olarak işi bırakmaları. Vuruş. Gelip çatmak.

Prohibitions : Yasaklama. İçki yasağı (amer.tar.). Bk. giriş çıkış yasağı. Yasak. Yasaklar.

Strike a bad patch : Başı dara düşmek.

Strike a balance : Hesaplan dengelemek. Uzlaşmak. Ortak noktada buluşmak. Denge sağlamak. Ortak taban bulmak. Hesapları dengelemek. Anlaşmaya varmak. Bilanço çıkarmak. Ortak nokta bulmak. Dengeyi bulmak.

Strike a bargain : Pazarlıkta anlaşmaya varmak. Anlaşmak (pazarlık). Pazarlıkta anlaşmak. Mutabık kalmak. Fiyatta anlaşmak. Uzlaşmak. Pazarlığı bağlamak. Mutabakata varmak. Bir pazarlıkta uyuşmak. Sonuca varmak.

 

Strike a blow : Saldırı yapmak. Hücum etmek. Atak yapmak. Ağır bir darbe indirmek.

İngilizce Strike prohibitions Türkçe anlamı, Strike prohibitions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strike prohibitions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Strike prohibitions synonyms : a shift in individual demand, ability to pay principle, ability rent, a change in individual demand, abolition of forced labour convention, a type mutual funds.