Stuck fast türkçesi Stuck fast nedir

  • Sıkışmış.
  • Kötü takılmış.

Stuck fast ingilizcede ne demek, Stuck fast nerede nasıl kullanılır?

Stuck : Yapışmış. Bırakmamak. Kımıldamaz. Saplamak. Çıkamamak. Alıkoymak. Çakmak. Bıçaklamak. Saplanmış. Çakılıp kalmak.

Fast : Süratli. Yapışmak. Dayanmak. Oruç tutmak. Hızlı geriye sarma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hızlı. Çabuk. Sıkı. Sabit (renk).

Stuck on : Yapışık. Vurulmak.

Stuck up : Burnu büyük. Şımarık. Havalı. Kendini beğenmiş. Azametli. Kibirli. Burnu havada.

About find fast : Hızlı bul hakkında.

About microsoft find fast : Microsoft hızlı bul hakkında.

İngilizce Stuck fast Türkçe anlamı, Stuck fast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stuck fast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stranded : Karaya oturmuş. Karaya oturan. Sıkıntıda. Sahile vurmuş. Yolda kalmış. Başarısız olmuş. Çıkmaza düşmüş.

Straitened : Zor. Muhtaç.

Entrapped : Yakalanmış. Yakalamak. Tutulmuş. Kısılmış. Şaşırtılmış. Tuzağa düşürülmüş. Tuzağa düşürmek. Ayartmak.

Bottled up : Bastırılmış. Sıkışıp kalmış.

Straitened for : Muhtaç.

Oppressed : Sıkılmış. Ezilenler. Baskı gören. Ezilen. Mazlum.

Compressed : Basınçlı. Basımlı. Basık. Kısa. Sıkmaçtan geçirilerek sıkılmış ses. Özet. Sıkıştırılmış.

 

Locked : Kilitli. Birbirine geçmiş. Kenetlenmiş. Kilitlenmiş.

Tight : Sızdırmaz. Başabaş. Sık (saflar). Cimri. Sızmaz. Kasılmış. Zor. Dar. Sarhan. Sarhoş.

Stuck fast synonyms : stick fast, embattled, jammed, pressed.