Sturdy türkçesi Sturdy nedir

Sturdy ile ilgili cümleler

English: This kind of cloth is both cheap and sturdy.
Turkish: Bu tür kumaş hem ucuz hem de sağlam.

Sturdy ingilizcede ne demek, Sturdy nerede nasıl kullanılır?

Sturdier : Metanetli. Güçlü kuvvetli. Kuvvetli. Yapılı. Sebatlı. Domuz gibi. Sağlıklı. Dayanıklı. Güçlü. Gürbüz.

Sturdiest : Yapılı. Azimli. Sağlam. Sebatlı. Metanetli. Gürbüz. Güçlü. Kuvvetli. Dayanıklı. Domuz gibi.

Sturdily : Sağlıklı bir şekilde. Gürbüzce. Dayanıklı bir biçimde.

Sturdiness : Gürbüzlük. Güçlülük. Dayanıklılık. Kuvvetlilik. Metanet. Sağlamlık.

Unsturdily : Dengesizce. Sağlam olmayan bir şekilde. İstikrarsızca. Gürbüz olmayan bir şekilde. Dayanaksızca. Gevşekçe. Zayıfça.

Sturgeon lines : Özellikle mersin balıklarının denizlerden nehirlere üremek için geçişleri sırasında avlanmalarında kullanılan nehir ağızlarına kurulan çok iğneli bir olta takımı. Karmak.

Sturt : Sinirlendirmek. Kafasını attırmak.

Common sturgeon : Mersin balığı. Mersin balıkları (acipenseriformes) takımının, mersin balığıgiller (acipenseridae) familyasından, 6 m kadar uzunlukta, denizlerde yaşayan ancak yumurtlamak için tatlı sulara geçen bir tür. Kolan balığı.

 

Sturm und drang : (almanca'dan) edebiyatı kişinin şahsi tutkularının fırtınası olarak gören ve düşüncede ve sosyal yaşamda şekilciliğe karşı olan 18'inci yüzyıl sonlarında almanya'da milli edebiyat akımı. Hengame.

Sturm und drang : Hengame. (almanca'dan) edebiyatı kişinin şahsi tutkularının fırtınası olarak gören ve düşüncede ve sosyal yaşamda şekilciliğe karşı olan 18'inci yüzyıl sonlarında almanya'da milli edebiyat akımı.

İngilizce Sturdy Türkçe anlamı, Sturdy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sturdy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forceful : İkna edici. Etkileyici. Etkin. Zorlu. Şiddetli. Etkili.

Fastened : Düğmelenmiş. İliştirilmiş. Güvenceye alınmış. Birleştirilmiş. Kapanmış. Eklenmiş. Bağlanmış. Fermuarlı.

Pigheaded : Dik kafalı. Dik başlı. İnatçı. Ters. Domuz.

Rude : Terbiyesiz. Tümsekli. Cahil. Nobran. Kaba. Nezaketsiz. Şiddetli. Kabataslak. Kabasaba. Saygısız.

Enduring : Devamlı. Kalıcı. Tahammüllü. Çileli. Cefakar. Ebedi. Sürekli. Mukavim. Uzun süren.

Porcine : Domuza ait. Domuza benzer. Domuz.

Fortes : Başlıca sıfat. Birinin en iyi yaptığı iş. Birinin asıl uzmanlık alanı. En iyi yaptığı şey. Bir kişinin en iyi yaptığı şey. Forte. Kişinin en güçlü tarafı. Kuvetle.

Bankable : Kar getiren. Bankaca geçerli. Bankaca muteber. Kar ve başarı getireceği garantili. Para getiren. Bankaca kabul edilir. Güvenilir.

Decisive : Kesinkes. Belirleyici. Sonuç üzerinde rol oynayan. Sonuca götüren. Kati. Kararlı. Kesin sonuca ulaştıran. Şüphesiz. Nihai.

 

Portlier : İri yarı. İri. Cüsseli. Şişman. İri yapılı. Heybetli.

Sturdy synonyms : rudest, has wheels, all right, structured, upstanding, lusty, haling, firmest, hardline, made, acute, persevering, brawniest, calculable, strong and healty, as right as a trivet, dogged, cogent, portliest, swinish, hoggish, consolidated, as hard as iron, portly, hardiest, haled, hardy, strong, heftier, durable, constant, doughtier, forte.

Sturdy zıt anlamlı kelimeler, Sturdy kelime anlamı

Frail : Zayıf (şans vb). Çelimsiz. Kırılgan. Tatsız. Narin. Hafif. Yavan. Ahlaksız. İnce ve güçsüz. Zayıf.

Compromising : Riske atmak. Ara bulmak. Anlaşmak. Gölge düşürmek. Sosyal uzlaşma. Uzlaşmak. Uzlaştırmak.

Sturdy ingilizce tanımı, definition of Sturdy

Sturdy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A disease in sheep and cattle, marked by great nervousness, or by dullness and stupor. Unrelenting. Unfeeling. Stubborn. Stern. Foolishly obstinate or resolute.