Su kemeri nedir, Su kemeri ne demek

Su kemeri; bir mimarlık terimidir.

  • Üzerinde su yolu bulunan kemerli köprü

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Üzerinde su yolu bulunan kemerli köprü.

İngilizce'de Su kemeri ne demek? Su kemeri ingilizcesi nedir?:

aqueduct

Su kemeri hakkında bilgiler

Su kemeri üzerinde su yolu bulunan kemerli köprüdür. Başka bir tanımla; su kemerleri su taşımak amacıyla insanlarca inşa edilen kanallardır. Modern mühendislik ve mimarlıkta ise; suyu kaynağından istenilen noktaya götürmekte kullanılan, boru, ark, kanal, tünel ve bunları destekleyen her türlü yapıdan oluşan bir sistemdir.

Su kemeri anlamı, tanımı:

Kemerli : Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan. Kavisli olan. Kemer biçiminde olan.

Köprü : İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey. Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü.

 

Kemer : Antalya iline bağlı ilçelerden biri. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri.

Tanım : Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.

Taşımak : Üstünde bulundurmak. Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak. Duymak, hissetmek. Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak. Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek. Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek. Giymek. Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

İnşa : Düzyazı. Yapı kurma, yapı yapma, kurma. Dilek kiplerine verilen genel ad. Düzyazı veya şiir kaleme alma, yazıya dökme.

Kanal : Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat.

 

Modern : Çağcıl. Çağdaş.

Mühendislik : Mühendis olma durumu.

Diğer dillerde Su kemeri anlamı nedir?

İngilizce'de Su kemeri ne demek? : aqueduct

Almanca'da Su kemeri : n. Aquädukt, Wasserleitung

Rusça'da Su kemeri : n. акведук (M)