Sugar the pill türkçesi Sugar the pill nedir

  • Göz boyamak.
  • Çirkin olan bir şeyi çekici hale getirmek.
  • Allayıp pullamak.

Sugar the pill ingilizcede ne demek, Sugar the pill nerede nasıl kullanılır?

Sugar : Şekerim. Tatlım. İltifat. Şeker koymak. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kompliman yapmak. Şeker katmak. Şeker. Genel olarak tatlı olan ve suda çözünen monosakkaritler ile disakkaritlere verilen ad. (halk dilinde şeker olarak bilinen özdek, bir disakkarit olan sakkarozdur.). Kompliman.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Pill : Doğum kontrol hapı. İlaç. Oral kontraseptif. Top (argo sözcük). Sıkıcı tip. Makineli tüfek yuvası (kule). Hap. Toz veya yarı katı durumdaki ilaçların bağlayıcı maddelerle karıştırılıp hamur haline getirildikten sonra yuvarlak, oval, silindirik, küre vb. biçimlere sokulmasıyla hazırlanan hamur kıvamında bir ilaç biçimi, pil, pilul. İzmarit.

The pill : Doğum kontrol hapı.

Be on the pill : Doğum kontrol hapı almak. Doğum kontrol hapı alıyor olmak. Doğum kontrol hapı kullanmak.

Go on the pill : Doğum kontrol hapı almak.

Gild the pill : Güzel olmayan bir şeyi çekici hale getirmek. Allayıp pullamak. Kötü bir şeyi hoş göstermeye çalışmak. Göz boyamak.

 

Sweeten the pill : Göz boyamak. Güzel olmayan bir şeyi çekici hale getirmek. Allayıp pullamak.

İngilizce Sugar the pill Türkçe anlamı, Sugar the pill eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sugar the pill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embroiders : Ballandırmak. Abartmak. Şişirmek. Nakış işlemek. Süslemek. İşleme. Nakışla süslemek. Üzerine nakış işlemek. Oyalamak.

Rigged : Düzmece bir şekilde kurmak. Süslemek. Hile ile yönetmek. Teçhiz etmek. Hile yapmak (seçimde vb.). Yalancıktan yapmak. Uyduruvermek. Çıkarlarına göre değişiklik yapmak. Donatmak.

Rigs : Uyduruvermek. Teçhiz etmek. Teçhizat. Yalancıktan yapmak. Çıkarlarına göre değişiklik yapmak. Süslemek. Donatmak. Hile ile yönetmek. Kendi çıkarına göre ayarlamak (bir şeyi yasalara aykırı olarak).

Deceive : Yutturmak. Kalleşlik etmek. Dolandırmak. Çarpmak. Aldatmak. Yitirmek. Açmaza getirmek. Faka bastırmak. İhanet etmek.

Deceives : İhanet etmek. Yutturmak. Çarpmak. Faka bastırmak. Kaybetmek. Dolandırmak. Kazık atmak. Kalleşlik etmek. Kandırmak. Kafeslemek.

Hoodwink : Dalgaya gelmek. Aldatmak. Gözlerini bağlamak. Kafeslemek. Gözünü boyamak. Gizlemek. Kandırmak. Oyuna getirmek.

Bedizen : Rüküş giyinmek. Süsleyip püslemek. Donatmak. Rüküşçe giyinmek.

Gild the pill : Güzel olmayan bir şeyi çekici hale getirmek. Kötü bir şeyi hoş göstermeye çalışmak.

Hoodwinking : Gizlemek. Aldatmak. Kandırmak. Gözlerini bağlamak. Dalgaya gelmek. Gözünü boyamak. Kafeslemek. Oyuna getirmek.

 

Garnish : Süslenmek. Donatmak. Haczetmek. Garnitürle süslemek. Süs. Garnitür. Garnitürlemek. Çeşni. Allayyıp pullamak.

Sugar the pill synonyms : delude, gild the lily, embroider, sweeten the pill, hoodwinks, bedizened, misleads, mislead, hoodwinked, paint the lily, lead someone up the garden path, bedizening, rig, deludes, gilds, bedizens, fancy up.