Sumar nedir, Sumar ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
1.Olgunlaşmamış, yetişmemiş (meyve, bitki için). 2.Büyüyememiş, cılız kişi.
Geç olgunlaşan meyve.
Sumar hakkında bilgiler
Sumar (Farsça: سومار), İran'ın Kirmanşah Eyaleti'nde şehir. Eyaletin Kasr Şirin şehristanı'ndaki, Sumar bahşı'nın yönetim merkezi olan şehrin 2006 yılı resmi nüfusu 20 kişi ve 15 hanedir.
Sumar tanımı, anlamı
Suma : İlk damıtılan ve içinde anason bulunmayan rakı
Kirmanşah : Kale hükümdarı.
Yönetim : Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.
Yetişme : Yetişmek işi.
Merkezi : Merkezde olan, merkezi oluşturan.
Eyalet : Çoğunlukla valilerce yönetilen ve yönetim bakımından bir tür bağımsızlığı olan yönetim bölgesi. Osmanlı Devleti'nde en büyük sivil veya askerî yönetim bölgesi.
Farsça : İran devletinin resmî dili, Acemce. Bu dille yazılmış olan.
Kirman : Elde yün eğirmeye yarayan araç. Sonbaharda biçilen ot, güz çimeni. Topaç. Yün, iplik eğirmeye yarayan araç. Güzün sulu çayırlık yerlerde yetişen körpe çimen; bunu yiyen koyunların 'kepeneyh' hastalığına yakalandığı sanılır. [Bakınız: kirmen]. Hisar, kale.
Yöneti : Yönetme işi.
Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.
Şehir : Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genel olarak tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site.
Nüfus : Kişi. Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü. Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon.
Cılız : Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif. Güçsüz bir biçimde. Güçsüz, sönük (ışık). Basit, değersiz, önemsiz. İnce.
Meyve : Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.
Yönet : Yön. Uygun, iyi, doğru, yerinde. [Bakınız: yönelge]. Alnaç. Yatkın, becerikli. Düz. Doğru, uygun. Şekil, tarz, usûl, suret, vecih. Uygun, doğru. İyi, güzel. Uysal. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.
Resmi : Devletin olan, devlete ait, devletle ilgili, özel karşıtı. Devletin öngördüğü yöntemlere uygun olarak yapılan, formel. Samimi olmayan, teklifli, ciddi. görevsel (officiel, öffentlich). -sened : görevsel dayanç, görevsel belgit (öffentliche Beurkundung). -şekil: görevsel biçim. tasfiye: görevsel arıtım. Devletle ilgili olan. Törenle yapılan. Çok ciddi.
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Şirin : Sevimli, cana yakın, tatlı, hoş.
Yetiş : Amacına ulaş, isteğine kavuş anlamında kullanılan bir isim..
Olgun : Yenecek duruma gelmiş (meyve). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil. Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.).
Diğer dillerde Suluk askısı anlamı nedir?
Fransızca'da Suluk askısı nedir ? : porte bidon

Bu kısımda Sumar nedir? Sumar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sumar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sumar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.