Suppressions türkçesi Suppressions nedir

  • Önleme.
  • Çıkmasını yasaklama (yayının veya haberin vb).
  • Gizleme.
  • Tutma.
  • Gizli tutma.
  • Baskı.
  • Bastırma.
  • Duygu bastırma (bilinçli olarak).
  • Durdurma.
  • Sindirme.
  • Yok etme.
  • Örtbas etme.
  • Kesme.

Suppressions ingilizcede ne demek, Suppressions nerede nasıl kullanılır?

Suppression loss : Bastırma yitimi.

Suppression of monopoly : Ayrıcalığı kaldırma. Ayıracılığın verenlerce geri alınması.

Suppression pulse : Birbirini izleyen iki satır ya da iki alan arasında verilen ve yararsız akımları ortadan kaldırarak boşluğu sağlayan im; satır boşluğu imi ve alan boşluğu imi olarak iki çeşittir. Boşluk imi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Suppression ratio : İniklik oranı.

Field suppression period : Alan boşluğu süresi. Resim bilgisi taşımayan satırların yer aldığı alan boşluğunun süresi. Alan silme süresi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Echo suppression : Yankı bastırımı.

Line suppression period : Satır boşluğu süresi. Çizgi silme periyodu. Satır eşleme imlerinin yer aldığı ve yayın ölçünlerine göre değişen, satır boşluğu süresi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Carrier suppression : Taşıyıcı bastırma. Taşıyıcı bastırması.

Interference suppression : Antiparazit.

Leading zero suppression : Hafızada saklanan sayıların sol tarafında bulunan sıfırların silinmesi. Öndeki sıfırları atma.

 

İngilizce Suppressions Türkçe anlamı, Suppressions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suppressions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Editions : Tabı. Tiraj. Basım. Sürüm. Yayın. Yayım. Baskı (dergi, kitap vb). Edisyon. Bası.

Repression : Engelleme. Represyon. Herhangi bir uyarıya karşı bir grup ya da bir genin ekspresyonunun durdurulması. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir metabolik yolun son ürünü ortamda arttığında o metaboliti sentezleyen enzim veya enzimlerin üretiminin durması. protein üretiminde azalma.

Interruption : Fasıla. Kesiklik. İnkıta. Sözünü kesme. Yarıda kesme. Sekte. Kesinti. Durgu.

Damping : Bir ortam içinde devim yavaşlaması, genliğin azalması. Yatıştırma. Yumuşatma. Yutma. Fizik, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zayıflatma. Amortisman. Sönüm. Filmin kuruyup gevrekleşmesini, dolayısıyla kolayca kopmasını önlemek amacıyla filme azıcık ıslaklık verme.

Compressions : Basınç. Tazyik. Kompresyon. Kısaltma. Sıkıştırma. Özetleme.

Crowding : Bir kenara itme. Çapraşıklık. Rahat vermeme. Gözünü korkutma. Yükleme.

Coercions : Tazyik. İcbar. Zorlama. Baskı rejimi. İkrah. Tehdit.

Palliations : Palyasyon amacıyla yapılan bakım. Mazur gösterme. Hafifletme. Palyasyoni.

Counteracting : Etkisizleştirmek. Önleyen. Karşı koymak. Etkisiz hale getirmek.

Coverup : Saklanan veya gizlenen bir şey. Başka giysi üzerine giyilen giyim.

Suppressions synonyms : embedment, denting, hindrance, retention, envelopment, crackdowns, constrainment, holdup, blanking, catch, eradicating, cutbacks, growing, curtailment, depression, interceptions, disguisement, duresse, disposal, abeyance, apostrophes, intimidations, apostrophe, chopping, embedding, circumvention, constraints, effacing, whitewashes, elimination, halting, appeasements, holdups.

 

Suppressions zıt anlamlı kelimeler, Suppressions kelime anlamı

Nondevelopment : Gelişmeme. Kalkınmama.