Surmises türkçesi Surmises nedir

Surmises ingilizcede ne demek, Surmises nerede nasıl kullanılır?

Surmise : Zan. Kuşkulanmak. Kanı. Tahmin etmek. Sanmak. Sanısına kapılmak. Kanaat. Tahmin. Zannetmek. Sanı.

Surmised : Kuşkulanmak. Zannetmek. Tahmin etmek. Sanmak. Tahmin edilmiş.

Surmising : Tahmin etmek. Sanısına kapılmak. Sanı. Zannetmek. Kuşkulanmak. Kanı. Sanmak. Tahmin. Kanıya veya kansısına varmak. Zan.

Surma : Etiyopya'da yaşayan etnik bir grup.

Surmount : Altından kalkmak. Üstünde durmak. Altetmek. Hakkından gelmek. Üzerinde olmak. Üstünden yükselmek. Aşmak. Halletmek. Galebe çalmak. Üstesinden gelmek.

Insurmountably : Fethedilemez bir şekilde. Ele geçirilemez bir şekilde. Üstesinden gelinemez bir şekilde. Alt edilemez bir şekilde.

Surmounts : Üstünden yükselmek. Altından kalkmak. Aşmak. Üstünde durmak. Galebe çalmak. Üzerinde olmak. Yenmek. Hakkından gelmek. Halletmek. Üstesinden gelmek.

Surmounting : Üstünde durmak. Galebe çalmak. Üstesinden gelmek. Üzerinde olmak. Üstünden yükselmek. Altından kalkmak. Yenmek. Halletmek. Hakkından gelmek. Aşmak.

Surmounted : Üstesinden gelmek. Üstünden yükselmek. Üstünde durmak. Altından kalkmak. Yenmek. Aşmak. Hakkından gelmek. Halletmek. Galebe çalmak. Üzerinde olmak.

 

Unsurmountably : Aşılamaz bir şekilde. Üstesinden gelinemez bir şekilde.

İngilizce Surmises Türkçe anlamı, Surmises eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Surmises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affeer : Doğrulamak. Değer biçmek. Belirli bir miktara düşürmek.

Disbelieves : İman etmemek. İnançsız olmak. Güvenmemek. İnanmamak.

Divinations : Geleceği görme veya tahmin etme. Sezme. Kehanet. Keşif.

Augurate : Kehanette bulunmak.

Apprehensions : Düşünce. Korku. Kaygı. Anlayış. Kavrama. Tutuklama. Anlama. Algı. Görüş.

Esteems : İtibar. Saygı göstermek. İtibar etmek. Saygı. Saygı duymak. Saygınlık. İnanmak. Gözüyle bakmak.

Apprehension : Kaygı. Anlayış. Kavrama. Endişe. Korku. Görüş. Kavrayış. Kuruntu. Tutuklama.

Feared : Çekinmek. Kuruntu etmek. Korkmak. Allah'tan korkmak. Endişe etmek.

Knowledge : Bili. Haber. Bilgi dağarcığı. İlim. Bilgi. İnsan usunun kapsayabileceği olgu, gerçek ve ilkelerin tümüne verilen ad. insan anlığının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünsel ürün. 3-genel olarak ve ilksezi biçiminde zihnin kavradığı temel düşünceler. 4- bir yargılamada bulunabilmek için bilinmesi gereken öğelerin her birine verilen ad. 5- bir şeyi bilme hali. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. İnsanların toplumsal iş ve düşünme etkinliklerinin bir ürünü olan; değişen nesnel çevredeki nesnel yasal ilişkilerin dil biçimi altında düşüncel düzeyde yeniden üretilmesine dayanan olgu. Anlama.

Anticipations : Beklenti. -den önce davranma. Öngörü. Önceden yapma. Sezme. Önceden tahmin etme (bir şeyin olabileceğini). Bekleme. Tahmin etme. Önceden tahmin edip ona göre davranma.

 

Surmises synonyms : distrusting, doubted, contentment, suppositions, distrust, calculate upon, anticipation, conclusion, fearing, deemed, assess, assumptions, supposition, hallucinations, ideas, estimation, divine, the assumption, assumes, expect, esteem, beliefs, budgeting, suspicion, persuasions, conviction, disbelieving, estimations, fancies, doubt, calculation, convictions, conjecturing.