Syncopal türkçesi Syncopal nedir

Syncopal ingilizcede ne demek, Syncopal nerede nasıl kullanılır?

Syncopate : Orta heceyi yutmak. Ritmi birden değiştirmek. Senkop ile değiştirmek. Senkoplamak. Senkop yapmak.

Syncopated : Orta heceyi yutmak. Ritmi birden değiştirmek. Senkoplu. Aksak ritme sahip. Senkop ile değiştirmek.

Syncopates : Ritmi birden değiştirmek. Senkop yapmak. Senkoplamak. Orta heceyi yutmak. Senkop ile değiştirmek.

Syncopating : Ritmi birden değiştirmek. Orta heceyi yutmak. Senkoplamak. Senkop yapmak. Senkop ile değiştirmek.

Syncopation : Gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Beyin kansızlığından ileri gelen baygınlık. Ortadan kısaltma. Ritmin birden değişmesi. Sinkop. Son hecelerinde dar ünlü bulunan türkçe kelimelerin bir gurubu ad çekimi ve iyelik ekleri aldıklarında, iç heceye geçen son hecedeki dar ünlülerin, eklerle genişletilmiş bazı kelimelerde de, türkçenin ses tarihi içinde geçirdiği çeşitli gelişmeler sonunda vurgunun kendinden sonraki heceye kayması yüzünden, içseste kalan veya bağlantı görevi yapan ünlülerin düşmesi olayı: ağız > ağzı, ağza, ağzın; alın > alnı, alna, alnın; bağır > bağrı, bağra, bağrın; boyun > boynu, boyna boynun; oğul > oğlu, oğla, oğlun; kayın > kaynı, kaynın; dirilik > dirlik, ilerilemek > ilerlemek, karışı > karşı, kokulamak > koklamak, kavuşak > kavşak, süpürüntü > süprüntü, yalınız > yalnız, yanılış > yanlış vb. Orta hecesi düşmüş sözcük. Hece yutumu. İçses düşmesi. Sinkopasyon.

 

Cardiac syncope : Kalpte bradikardi, ventriküler asistol veya ventriküler fibrilasyon sonucu kan basıncında oluşan önemli değişiklikler nedeniyle beyne giden kanın aniden azalmasından kaynaklanan baygınlık, kardiyak senkop. beyin kansızlığının uzun sürdüğü olgularda konvülziyonlar oluşur ve ölüm meydana gelebilir. Kalpten kaynaklanan baygınlık. Kardiyak senkop.

Syncophant : Kendi çıkarı için başkalarına kavuk sallayan oyun kişisi. Kendi çıkarı için başkalarının elini eteğini öpen tip. Dalkavuk.

Syncoptik respiration : Yavaş yavaş yüzeysel olan solunum. Senkoptik solunum.

Syncopations : İçses düşmesi. Orta hecesi düşmüş sözcük. Ritmin birden değişmesi. Senkop. Hece yutumu.

Syncope cardiogenic : Anestezi sırasında kalbin durması, sinkop kardiyak, sinkop kardiyotonik. Sinkop kardiyatonik. Kardiyojenik sinkop.

İngilizce Syncopal Türkçe anlamı, Syncopal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Syncopal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Goneness : Zayıflık. Kuvvetsizlik. Bitkin olma durumu. Güçsüzlük. Açlık nedeniyle zayıflık. Bitkinlik.

Heeling : Yalpa. Bir geminin rüzgardan eğilmesi (denizcilik). Yana yatma.

Fainting spell : Bayılma nöbeti.

Articulation : Mafsal. Heceleme. Boğumlanma. Eklemlenme. Telaffuz. Eklemleme. Tiyatro konuşmasının temel öğelerinden biridir. konuşma organlarımızın (damak, dil, damak eteği, yanaklar, alt çene ve dudaklar) gırtlaktan gelen sese biçim vermek için topluca çalışması demektir. Net telaffuz. Gramer, tiyatro alanlarında kullanılır. Eklem.

 

Listing : Fiyat koyma. Maddeleme. Bir rastlantılı örneklemede evren birimlerini tüketici olarak sayma ya da bir sayı vererek sıralama. dizem [ing . array] verileri tek tek gözlemler biçiminde sıralayan ya da gözlemlerin sıklığını dile getirmeyen dizi. bk. sıklık dağıhmı. Kaydetme. Ambalaj listesi. Dizelgeleme. Kayıt. Kote etme. Liste.

Faints : İçi geçmek. Bayılmak. Zayıflamak. Bitkin düşmek. Düşüp bayılmak. Güçsüzleşmek. Kendinden geçmek. Hali kalmamak.

Stalling : Erteleme. Stop etmeye yakın. Zaman çalma. Tekleme. İler bir tarihe atma. Bekletme. Oyalama. İleri bir tarihe atma.

Faintness : Halsizlik. Solukluk. Sönüklük. Zayıflık.

Coma : Koma. Bilinç kaybının eşlik ettiği derin uyku durumu. Uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Derin baygınlık. Optik eksen üzerinde yer almayan konunun görüntüsünde ortaya çıkan, eksen üzerinde olmayan bir noktayı tam bir nokta olarak değil, bir kuyruklu yıldız ya da virgül biçiminde yansıtan mercek kusuru. Hemen hemen tüm hayvanlarda ölüme yakın dönemde biçimlenen bazen birkaç gün süren, organizmanın savunma mekanizmasının iflas ettiğini gösteren, çeşitli nedenlerle beynin etkilenmesiyle oluşan ilgisizlik ve bilincin tamamen kaybıyla belirgin bozukluk. Kuyrukluyıldız saçı. Püskül. Kuyruk saçılması.

Modify : Üzerinde değişiklik yapmak. Hafifletmek. Bir tüzenin temelini, bir nesnenin biçimini, özelliğini değiştirme. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Değişiklik yapmak. Değiştirmek. Değiştirme. Nitelemek. Bilgisayar, gitar, ekonomi alanlarında kullanılır. Tamlamak.

Syncopal synonyms : stupor, comas, fadings, blackout, insensibility, senselessness, heelings, syncopation, fainters, fainter, swoon, rhapsody, fading, fainting, faint, stupors, fainting fit, blackouts, deliquium, listings.

Syncopal zıt anlamlı kelimeler, Syncopal kelime anlamı

Lengthen : Uzamak. Uzanmak. Daha uzun yapmak. Uzatmak. Sulandırmak.

Syncopal ingilizce tanımı, definition of Syncopal

Syncopal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Resembling syncope. Of or pertaining to syncope.