Take walk for a walk türkçesi Take walk for a walk nedir

Take walk for a walk ingilizcede ne demek, Take walk for a walk nerede nasıl kullanılır?

Take : (fotoğraf) çekmek. Hasat. Kabul edilmek. Ele almak. Tutulan balık miktarı. Çekim. Yakalamak. Tepki. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kabul etme (vücut).

Walk : Gezmek. Yürütmek. Adımlamak. Yürümek. Adımla ölçmek. Yürüyüş yeri. Yürüyüş. Üzerinde yürümek. Dolaşmak. Yürüyerek gitmek.

For : -e göre. Nedeniyle. -e elverişli. Uğruna. Yönünden. Yüzünden. Karşılığında. -den dolayı. -dır. -e.

A : Miktar belirtir. Pek iyi. Atom ağırlığı. Amperin simgesi. (herhangi) bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Bir. Argonun simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. La (müzik terimi).

Go for a walk : Dolaşmaya çıkmak. Yürüyüşe çıkmak. Gezmeye gitmek. Yürüyüş yapmak. Gezinti yapmak. Gezinmek. Gezmeye çıkmak. Gezintiye çıkmak. Dolaşmak.

Win in a walk : Kolayca kazanmak.

Take a walk : Gezmeye gitmek. Dolaşmaya çıkmak. Gezmek. Gezintiye çıkmak. Dolaşmak. Yürüyüş yapmak. Gezinmek. Biraz yürümek. Hava almak. Yürüyüşe çıkmak.

Quite a walk : Epeyce yol (yürüyerek).

Have a walk : Yürümek. Yürüyüş yapmak.

Take for a walk : Yürüyüş yapmak. Dolaştırmak.

İngilizce Take walk for a walk Türkçe anlamı, Take walk for a walk eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Take walk for a walk ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trot round : Dolaştırmak.

Take about : Eşlik etmek. Refakat etmek.

Walk about : Dolaşmak. Dolaştırmak. Amaçsızca dolanmak. Gezinmek. Etrafta dolanmak. Kolaçan etmek. Etrafta gezinmek.

Walk : Gezinmek. Üzerinde yürümek. Yürüyüş. Yürüyüş yeri. Yürütmek. Eşlik etmek. Adımla ölçmek. Yürüyerek gitmek. Yürüterek yormak. Dolaşmak.

Promenaded : Gezinme. Piyasa yapmak. Gezi. Deniz kıyısındaki gezinti yeri. Gezinmek. Gezmek. Gezi yeri. Mesire. Piyasa etmek.

Lead around : Bir yere getirmek. Dolaştırmak.

Show around : Dolaştırmak.

Walk around : Gezinmek. Etrafta gezinmek. Dolaşmak. Amaçsızca dolanmak. Etrafta dolanmak. Etrafını dolaşmak. Dolaştırmak.

Pass : Bir oyuncunun, ayakla ya da başla topu kendi takım arkadaşlarından birine göndermesi. Piyasaya sürmek. Aşmak. Pasavan. Spor pas vermek. Derbent. Sınır boylarında yaşayanlara kısa süreler için sınırı geçebilmelerini sağlamak üzere resmi makamlarca verilen izin belgesi. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Geçirmek. Onaylanmak.

Take walk for a walk synonyms : show round, walks, walked, promenading.