Tanka nedir, Tanka ne demek

Tanka; Edebiyat alanında kullanılan bir sözcüktür.

Edebi anlamı:

(Japonca) Japonların en çok kullandıkları nazım şekli ki birinci ve üçüncü dizeleri beşer, ötekileri ise yedişer heceli olmak üzere yedi dizeden ibarettir.

Tanka hakkında bilgiler

Tanka veya Waka, klasik Japon şiirinin günümüze kadar gelmiş en önemli nazım şekillerinden biridir. Çok uzun bir gelişme devresinden sonra bu form, bir nazım şeklinden çok bir şiir türü, hatta bir ekol haline gelmiştir. Tanka 5 dizedir, hece ölçüsüyle yazılır, hecelerin ölçüsü 5-7-5-7-7 şeklindedir. İlk üç dizeye " üst kıta" anlamında KAMİ NO KU, son iki dizeye de " alt kıta" anlamında SHİMO NO KU denir. Hecelerin toplam sayısı 31 dir. Tanka’nın ilk üç dizelik bölümünü bir şairin, ikinci bölümünü yanıt niteliğinde ikinci bir şairin söylediği olur. Haiku, buradaki ilk üç dizenin bağımsızlaşıp tek başına kullanılmasıyla ortaya çıkmıştır.

Tanka tanımı, anlamı

Tank : Zırhlı ve silahlı, tekerlekleri paletli, motorlu savaş taşıtı. Su, yakıt vb. sıvıları depolamaya yarayan araç

Tankaj : Karkas kalıntısı.

Tankaj et unu : Kıl, tırnak, boynuz, deri kazıntısı, gübre ve işkembe muhtevası içermeyen, memeli hayvanların dokularından, özellikle yem olarak kullanmak amacıyla, canlı buharla tankajlanarak veya kuru rendering usulüyle elde edilen % 14'den fazla pepsinle hazmolmayan kalıntı içermeyen, üründeki ham proteinin pepsinle hazmolmayan kısmı % 11 in altında olan, içerdiği proteine uygun olarak belirtilmesi zorunlu olan, çeşidini, bileşimini veya kaynağını belirleyen bir adla adlandırılıyorsa, o ad belirtmek istediğiyle uyum hâlinde olması gereken kuru bir ürün.

 

Tankale : Sincap.

Tankan : Şafak gibi aydınlık, temiz soydan gelen kimse.

Tankayaz : Kapı, pencere ve benzerleri şeylerin arkasına kadar açık olması için.

Hece ölçüsü : Belirli sayıdaki hece kümelerine dayanan şiir ölçüsü, parmak hesabı, hece, hece vezni.

Tek başına : Kendi kendine, yalnız olarak, münferiden.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Ötekileri : Ötede bulunanlar, diğerleri, başkaları.

Bağımsız : Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

Heceler : Bursa kenti, Orhangazi ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Dizenin : Teyzenin yeğenine ya da herhangi bir çocuğa hitabı.

Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

Yedişer : Yedi sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her birine yedi, her defasında yedisi bir arada olan.

 

Japonca : Japon dili. Bu dille yazılmış olan.

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Başına : Yalnızca, Tek basma.

Klasik : Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen eser. Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan. Sanatta kuralcı. Kökleşik. Alışılmış. XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan. Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı veya eser.

Diğer dillerde Tanjant fenomeni anlamı nedir?

İngilizce'de Tanjant fenomeni ne demek ? : lateral shadowing