Tarrying türkçesi Tarrying nedir
Tarrying ingilizcede ne demek, Tarrying nerede nasıl kullanılır?
Tarry stool : Melena.
Tarry : Katrana benzeyen. Gecikmek. Kalmak. Oyalamak. Vakit kaybetmek. Katranlı. Katrana ait. Kalmak (bir yerde). Geç kalmak. Yubanmak.
Starry : Yıldızı. Yıldızı çok olan. Çok yıldızlı. Işıl ışıl. Yıldızlı. Yıldızlarla dolu. Parlak. Yıldızların aydınlattığı.
Starry eyed : Hayranlıkla bakan. Parlak gözlü. Romantik. Naif.
Starry night : Yıldızlı gece.
Tarried : Kalmak. Oyalanmış. Oyalanmak. Beklemek.
Tarragons : Tarhun. Tarhunotu. Tarhun otu.
Warthin starry silver stain : Bartonella ve spiroketlerin boyanmasında kullanılan, yaymalarda ve doku kesitlerine uygulanan boyama yöntemi. Warthin-starry gümüş boyası.
Tarrier : Katranlı. Katran gibi.
Tarred with the same brush : Aynı bokun soyu. Aynı yolun yolcusu. Al birini vur ötekine.
İngilizce Tarrying Türkçe anlamı, Tarrying eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tarrying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Disporting : Oynama. Oynamak. Kendini eğlendirmek. Eğlenme. Eğlenmek.
Variable : Tutarsızlık. Değişken şey. Uyuşmazlık. Örneğe ait bir veri seti için herhangi bir değeri taşıyabilen nicel değer. her birey için sabit, belli bir değer. Bir işlevin bağlı olduğu niceliklerden her biri. Değişkenlik. Ayrı ayrı bireysel durumlarda tutarı değişebilen herhangi bir özellik, nitelik ya da öğe. Çeşitli değerler alabilen bir nicelik ya da çeşitli altbölüm ve seçenekleri olan bir nitelik. Bir kümenin, bir dizi değerler alabilen değişken niceliği. Değişen şey.
Be left over : Elde kalmak. Artakalmak. Artmak.
Dawdling : Çalışma yerine kasıtlı olarak zaman harcama eylemi. Ağırdan alma. Sallanma. Üşengeçlik. Aylaklık etme.
Abides : Dayanmak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Sadik kalmak. Kurala uymak. Tahammül etmek. Çekmek. Katlanmak. Durmak. Uymak.
Dalliance : Vakit geçirme. Flört. Üşengeçlik. Tembellik. Cilveleşme. Oynaşma.
Disports : Oynamak. Eğlenme. Oynama. Kendini eğlendirmek. Eğlenmek.
Twiddled his thumbs : Başparmağını döndüren. Hiçbirşey yapmayan. Parmaklarını kıpırdatan. Tembel olan.
Await : Gözlemek. Hazır olmak. İntizar etmek.
Bargain on : Güvenmek. Bel bağlamak. Ummak.
Tarrying synonyms : be pleased with, abideth, dallied, dawdled, devolve, continue, burn daylight, abided, be amusing, dillydallying, dallying, amuse oneself, anticipate, abide, continues, abidden, bed, hard, bide, be amused, be left, difficult, ceases, varied, cease, dally, anticipates, distractions, be, be waiting, dilly dally, dilly dallying, diversion.
Tarrying zıt anlamlı kelimeler, Tarrying kelime anlamı
Unvaried : Değişmemiş. Aynı kalmış.
Easy : Doğal. Susun. Dertsiz. Zevkli. Rahatlıkla. Yavaş. Serbest. Bir oyun çalışması olurken yapılan ihtar. Uysal. Asanlıkla.

Bu kısımda Tarrying kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tarrying ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tarrying anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tarrying ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.