Temporisation türkçesi Temporisation nedir

Temporisation ingilizcede ne demek, Temporisation nerede nasıl kullanılır?

Extemporisation : Ani olarak tertipleme. Doğaçlama. İrticalen söylenmiş şiir veya çalınan müzik parçası. İrticalen şiir söyleme veya çalma. O anda uydurma.

İngilizce Temporisation Türkçe anlamı, Temporisation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Temporisation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Learning : Sürekli öğrenme. Bilim. Tahsil. Maarif. Öğrenme. İrfan. Kavramsal düzenlemeler yapma süreci. 2-alıştırma ve uygulamaların oldukça sürekli olan etkilerine verilen ad. belli bilgi, beceri ve anlayışlar edinme. tepki ve davranışlarda her zaman ya da kimi durumlarda yaşantıların oluşturduğu değişme. Öğrenim. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bilgi.

Evasion : Sakınma. Kaytarma. Kaçırma. Kendisine soru yöneltilen kişinin kaçınması ya da açık bir yanıt bulamadığı için soruyu yanıtsız bırakarak geçiştirmesi durumu. Atlatma. Kaçma. Yan çizme. Kendini bir yükümlülükten kurtarma (bir bahaneyle). Yakasını kurtarma.

Avoiding : Önleme.

Timing : En uygun zamanda yapma. Oyunun uzunluğunu, her perdenin, her sahnenin kaç dakika sürdüğünü hesaplama. Zamanında davranma. Zamanını ölçme. Avans ayarı (motorda). Dakikalama. Oyuncunun, başka oyunlarla olan ilişkisinde ne zaman tepki göstereceğini belirten kavram. uygulayım öğelerinin oyuncularla eşlenmesinde dikkat edilen kavram. Ayarlama. Hızını ölçme.

 

Delay time : Gecikme zamanı. Gecikme süresi.

Rote learning : Ezberci eğitim sistemi. Ezbercilik. Ezbere öğrenme. Ezbere dayalı eğitim sistemi. Ezbere dayalı öğrenme.

Accommodation : Uyma. Uyuşma. Bulma (para vb.). Uzlaştırma. Belirli bir uzaklıktaki bir nesneye bakmak için gözde (genellikle) kendiliğinden olan değişme. Kolaylık. Halletme. Borç. Düzen. Konaklama.

Elusion : Sıyrılma. Kaçıp kurtulma. Bertaraf etme. Yakayı sıyırma. Kurtulma. Elüsyon.

Deferments : Gecikme. Vade. Tehir. Ertelenme. Ödemeyi geciktirme. Talik. Tecil.

Acquisition : Sağlama. Edinim. Müzeye yeni gelen eşya. Hukuki açıdan bir firmanın başka bir firmanın varlıklarının yarısından fazlasını satın alması. krş. beyaz şövalye, kara şövalye. Dermede yer alması uygun görülen her türlü gereci, satın alma, bağış ya da değişim gibi yollarla kitaplığa kazandırma. Yakalama. Alma. Edinme. Bir alacak veya borcun ödenmesiyle hesabın kapatılması. (collection) mali ve ticari belgelerin, alınan talimat uyarınca ödenmesinin ve/veya kabulünün sağlanması, ödeme ve/veya kabul karşılığında veya diğer koşullara bağlı olarak belgelerin teslimi için bankalarca işlem yapılması. İktisap.

Temporisation synonyms : committal to memory, eschewing, continuance, hinderance, abstention, improvisation, avoidances, bargains, adjourning, abstentions, diffidence, give and take, deferrals, eschewals, temporization, adjournments, compromise, bargain, escaping, assent, memorization, forbearance, extemporization, timings, conciliations, giving and taking, delaying, eschewal, avoidance, deferment, continuances, agreements, performance.