Tenelemek nedir, Tenelemek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hayvanlar çok tahıl yiyerek şişmek, hastalanmak.

Taneli şeylerin tanelerini ayırmak, tanelemek : Üzümleri teneleme.

İyice olgunlaşmamış üzüm tanelerinin olmuşlarını yemek.

Tenelemek anlamı, kısaca tanımı

Tene : Tane. Pilav. Issız. Tahıl tanesi. Bulgur pilavı. Tekne. Tane (bk. tane). Tane, adet. Tane, bk. tenê

Tenel : Kuru dal : Oğlum ağaca çık da tenellerini kır. Defne.

Teneleme : Tanelere ayırma, taneleme. Ufalamak: Ekmeği teneleyip durmasana.

Hastalanmak : Sağlığı bozulmak, esenliği yerinde olmamak, rahatsızlanmak, hasta olmak.

Olgunlaşma : Olgunlaşmak işi.

Hastalanma : Hastalanmak işi.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Tanelemek : Tanelerini ayırmak.

Taneleme : Tanelemek işi.

Üzümler : İzmir ilinde, Boğaziçi bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Ayırmak : Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.

 

Taneli : Tanelerden oluşmuş. Çeşitli boylarda tanesi olan.

Ayırma : Ayırmak işi.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Şişmek : İçi hava veya gazlarla dolarak gerilmek. Yorularak koşuyu veya müsabakayı sürdüremez olmak. Vücudun bir yeri içine yabancı bir maddenin girmesiyle veya başka bir etkiyle gerilmek, kabarmak. Gururlanmak, büyüklenmek. Utanmak, mahcup olmak. Çok yemek yiyerek rahatsız olacak kadar doymak. Bir şey emerek hacmi büyümek, genişlemek.

Şeyle : Şöyle.

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Diğer dillerde Tenektomi anlamı nedir?

İngilizce'de Tenektomi ne demek ? : tenectomy