Terce nedir, Terce ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Eski evlerde ocağın iki yanındaki kalın duvarlar oyularak yapılan ve ufak tefek şeyler koymaya yarayan göz.

Buzağının doğduktan sonra bir süre korunduğu yer.

Terce anlamı, tanımı

Terceh : Arapça kökenli tercih: tercih

Ufak tefek : Gerekli küçük eşya, araç gereç. Kısa ve zayıf. Çok gerekli olmayan, önemsiz. Sönük, zayıf. Çok yer kaplamayan, küçük.

Bir süre : Kısa bir müddet, bir müddet. Belirsiz bir müddet, bir müddet.

Yanında : Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle.

Buzağı : Yeni doğmuş, ana sütüyle beslenen sığır yavrusu.

Doğduk : Keçinin dört ayağı.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Doğdu : Loğusa cemiyeti.

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

Koyma : Koymak işi.

Şeyle : Şöyle.

Korun : Üst derinin en dış tabakası.

 

Yanın : Gaz tenekesinin yarısı oylumunda bir tahıl ölçeği.

Kalın : Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Enli ve gür (kaş). Pes (ses). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun.

Tefek : 1.Asma. [Bakınız: tevek]. Kavun, karpuz, hıyar ve benzerleri bitkilerin yaprakları. Asma yaprağı. Üzüm asmasının taze filizi. Asma, üzüm ağacı. Filiz, asma filizi.

Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği.

Duva : Dua.

Ocağ : Ev, aile.

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].

Kalı : Halı.

Diğer dillerde Terbutalin anlamı nedir?

İngilizce'de Terbutalin ne demek ? : terbutaline