Terminals türkçesi Terminals nedir

  • Son durak.
  • Terminaller.
  • Terminal.
  • Son hece.
  • Kutup (elektronik terimi).
  • Gar.
  • Sonek.
  • .
  • Son.
  • Kablo bağlantı fişi.

Terminals ingilizcede ne demek, Terminals nerede nasıl kullanılır?

Incompatible terminals : Bağdaşmayan uçbirimler.

Terminal area : Uç alan. Terminal sahası. Terminal alanı.

Terminal arteries : Terminal arterler. Arterlerin son kolları olan kılcal damarları oluşturmadan önceki arteryel pleksusler. terminal arterler böbrek, dalak ve beyinde görüldüğü gibi doğrudan kılcal damarlara açılırlar.

Terminal arteriole : Terminal arteriyol.

Terminal bar : Terminal bar. Örtü veya salgı epitel hücrelerinin komşu hücrelerin apikal kısımlarında ışık mikroskobunda koyu bir çizgi halinde gözlenen, elektron mikroskobunda ise bu yapıların zonula okludens, zonula aderens ve makula aderensleri içeren bağlayıcı komplekslerin yapmış olduğu oluşum.

Terminal component : Uçbirim bileşeni.

Terminal basin : Alın buzultaşı setlerinin iç yanında yer alan çukurluk. Buzulun ucunda, buzul aşındırmasıyle oluşmuş basıklık. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Uç tekne.

Terminal cluster : Uçbirim topağı. Uçbirim kümesi. Uçbirim grubu.

Terminal codon : Sitoplazmada protein üretimi sırasında haberci rna molekülünün bir kodonun karşısında yer alan ve ona bağlanan üç adet nükleotidden oluşmuş yapı. Anti kodon.

 

Terminal bud : Tepe tomurcuğu. Uç tomurcuğu.

İngilizce Terminals Türkçe anlamı, Terminals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Terminals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Train station : Tren istasyonu. Tren garı. Bir trenin yolcu almak veya indirmek için durduğu yer. Tren durağı. Demiryolu istasyonu.

Break up : Yolları ayrılmak. Üzmek. Eğlendirmek. Tatil olmak. Parçalanmak. Ayrılmak. Sona ermek. Dağılmak. Parçalamak. Tatile girmek.

Railway terminus : Demiryolu son istasyonu.

Bus terminal : Uzakyol genbinit duralgası. Otobüs terminali. Şehirlerarası otobüs terminali. Otogar. Garaj. Kentler arasında gidip gelen yolcu genbinitlerinin yolcu indirip bindirmesi, geçici sürelerle durması için kentin elverişli yerlerinde yapılmış, özel durma bölümleri, işevleri, bekleme odaları ve ortak yararlanmaya açık işgörü yerleri bulunan büyük yapı ve kolaylıklar.

Press out : Presle basarak çıkarmak.

Aftermath : İlk üründen sonraki biçilen ot. Netice. Kötü yan etki. İlk hasattan sonra büyüyen otlar. Akıbet. İkinci gelişme. Akibet. Hasattan sonra çıkan otlar. Sonuç.

Bus depot : Otobüs garajı. Otobüs durağı.

Ends : Akıbet. Bitişi. Kafa. Bitiş. İzmarit. Para. Ölüm. Sonuç. Çıma.

Alter : Başka türlü olmak. Değişim geçirmek. Değişmek. Evirmek. Değişiklik geçirmek. Başkalaşmak. Başkalaştırmak. Hadım etmek (hayvan). Hadım etmek. Kısırlaştırmak.

Railroad terminal : Tren istasyonu. Tren garı. Demiryolu istasyonu.

Terminals synonyms : airport terminal, last stop, abort, conclusion, terminuses, terminus, terminal, kill, conclude, ax, suffixes, conclusory, bit, interrupt, closure, extinguish, receive only, ending, culminate, ish, bus station, break, transportation, phase out, stub out, close out, closer, depots, crucial, railhead, aftermaths, barbing, change.

 

Terminals zıt anlamlı kelimeler, Terminals kelime anlamı

Begin : Başlamak. Meydana gelmek. Adım atmak. Girişmek. Start almak. Atılmak. Start vermek. Çığır açmak. Başlatmak. Doğmak.

Open : Deşmek. Ferah. Kısık olmayan (ses). Açık. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Bildirmek. Dürüst. Açılmak. Geniş. Fora etmek.

Phase in : Aşamalı olarak kullanmaya başlamak. Yavaş yavaş kullanmaya başlamak.

Terminals antonyms : anode.