The block türkçesi The block nedir

The block ile ilgili cümleler

English: He quickly made friends with the new boy on the block.
Turkish: O, bloktaki yeni bir çocukla çabucak arkadaş oldu.

English: Ali circled the block looking for a place to park.
Turkish: Ali blokun etrafını dolaştı ve park etmek için bir yer buldu.

English: The line was huge and stretched all the way around the block.
Turkish: Sıra büyüktü ve blok etrafındaki bütün yolda uzanıyordu.

The block ingilizcede ne demek, The block nerede nasıl kullanılır?

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Block : Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Durdurmak. Tıkamak. Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları. Bloke etmek. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak. Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı. Kesmek. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Önünü kesmek.

 

Been around the block : Belirli bir konuda çok tecrübeli. Çok deneyimli.

Raise the blockade : Ablukayı kaldırmak.

The 1967 borders : Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). Yeşil hat. 1967 sınırları.

The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.

The 2004 tsunami : 2004 tsumanisi. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami.

İngilizce The block Türkçe anlamı, The block eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The block ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Closes : Kapatmak. Sürgülemek. Son vermek. Bitirmek. Uzlaşmak. Örtmek. Anlaşmak. Kilitlemek.

Immobilises : Felce uğratmak. Hareketsizleştirmek. Kımıldayamaz duruma getirmek. (finans) madeni veya kağıt paraları tedavülden çekmek. Kımıldayamaz hale getirmek. Sabitlemek. (britanya ingilizcesi) hareketsiz kılmak. Hareketsiz kılmak. Yerinde tutmak. Hareketini sınırlamak.

 

Deforce : Bir başkasının malını kanunsuz yollarla zaptetmek. Görevli memura karşı gelmek. Bir başkasının arazisine el koymak. Gasp etmek. Hukuksuz işgal etmek. Zorla alıkoymak. Kanuna karşı gelmek. Bir başkasının arsasına tecavüz etmek.

Bung up : Gelişigüzel bırakmak (araba vs.).

Abolishes : Ortadan kaldırmak. Bozmak. Hükümsüz kılmak. Yürürlükten kaldırmak. Lağvetmek. İptal etmek. Kaldırmak. İlga etmek. Feshetmek.

Detains : Geciktirmek. Gözaltına almak. İzinsiz bırakmak. Oyalamak. Tutmak. Hapsetmek. Mahrum etmek.

Aborts : Gelişememek. Başarısızlıkla sonuçlanmak. İptal etmek. Çocuk düşürmek. Bitirmeden durdurmak. Tamamlamadan durdurmak. Düşürtmek (dölütü). (bilgisayar) prosedürü durdurmak. Başarısızlıkla bitmek.

Balking : Engel olmak. Duraksamak. Kaçınmak. Ayak diremek. Katılmama. İnatla yürümemek. İnat etmek.

Check : Denetlemek. Emanete bırakmak. Kısmak. Tutmak. Şah demek. Karşılaştırmak. Frenlemek. Gözden geçirmek. Karelerle kaplamak.

Abduct : Çekme. Uğrulamak. Adam kaçırmak. Birini zorla kaçırmak. Tebit etmek. Kaçırmak. Kız kaçırmak. Uzaklaştırma (anatomi terimi). Dağa kaldırmak.

The block synonyms : averts, barged, bodycheck, belt up, cap, bunged, abandons, abridge, amputate, baulked, complex, detaining, detain, immobilize, confine, conceal, bring short, coop in, coop up, lock, bungs, deters, block, chock, deter, baulking, blocs, complexes, constrains, amputating, blow the whistle on, cube, bloc.