The crowd türkçesi The crowd nedir
The crowd ile ilgili cümleler
English: Let's wait until the crowd thins out.
Turkish: Kalabalık azalana kadar bekleyelim.
English: The juggler wowed the crowd by keeping ten oranges up in the air.
Turkish: Hokabaz havada on portakalı tutarak kalabalığı büyüledi.
English: Luciano might have the crowd behind him, but he's still wet behind the ears.
Turkish: Luciano'nun arkasında topluluk olabilir fakat o hâlâ acemi bir çaylak.
English: I heard someone in the crowd outside the station call my name.
Turkish: İstasyonun önünde kalabalıktaki birinin benim adımı seslendiğini duydum.
English: He addressed the crowd gravely.
Turkish: O, ciddi şekilde kalabalığa hitap etti.
The crowd ingilizcede ne demek, The crowd nerede nasıl kullanılır?
The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.
Crowd : Bıktırmak. Israr etmek. Birikmek. Ortaklaşa bir uyarı sonucu belli bir yerde toplanan ve dikkatlerini bu uyarının yol açtığı ortak duygusal ilgi üzerinde toplamış olup herhangi bir anda ortak eyleme geçebilecek olan insan topluluğu. Toplanmak. Sıkıştırmak. Üşüşmek. Doldurmak. Kalabalık etmek. Kalabalık.
The crowd dispersed : Toplantı dağıldı. İnsan topluluğu uzaklaştırıldı. Assamble sona erdi. Kalabalık dağıtıldı. Kalabalık dağıldı. Toplantı sona erdi.
Force a passage through the crowd : Kalabalık arasından iterek kendine yol açmak. Kalabalık arasından bir yol açmak.
Go with the crowd : Çoğunluğun görüşüne katılmak. Çoğunluğa uymak. Grubun isteğine uymak.
The 1967 borders : Yeşil hat. 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi).
Mingle with the crowd : Kalabalığa karışmak.
İngilizce The crowd Türkçe anlamı, The crowd eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The crowd ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Community singing : Ortak yön. Ümmet. Millet. Topluluk. Camia. Cemaat. Çevre. Eşler arasındaki mal ortaklığı. Organize olmuş koroda şarkı söyleyen insanlar grubu.
General : Komutan. Tarikat lideri. Orgeneral. Genel ilkeler. Ordu komutanı. Yaygın. Şef. General.
Communing : Komünyon almak. Sohbet etmek. Söyleşi. Hasbıhal etmek. Senli benli konuşmak. Avam. Senli benli konuşmak (argo terim). Konuşmak. Söyleşmek.
Plurality : Çoğulluk. Adaylar arasında en fazla oy alma. En fazla oy. Ekseriyet. Oy çokluğu. Seçimi kazanan kimsenin ikinci gelen kişiden fazla olarak aldığı oy sayısı. Birden fazla makamı olma (din). Çokluk. Taaddüt.
Bulk : Genellikle evrelerin sınır yüzeylerinden uzakta olan bölgelerini nitelemek için kullanılan, görece geniş oyluma dağılmış özdek kümesi. En önemli kısım. Eşya. Ekseriyet. Esas kısım. Şişirmek. Hacim. Cüsse. Genişlemek.
Majority : Erginlik. Fark. Rüşt. Reşitlik. Rüşt yaşı. Sayı farkı. Yetişkinlik. Oy çoğunluğu. Çokluk.
Grass roots : Taban parti. Köylü. Temel. Kaynak. Kök.
Commune : Avam. Komünyon almak. Hasbıhal etmek. Söyleşmek. Komünyon vermek. Sohbet etmek. Söyleşi. Konuşmak. Senli benli konuşmak (argo terim).
Bulks : Hacim. Kütle. Yığın. Büyütmek. Esas kısmı. Şişirmek. Cüsse. Genişlemek. Geniş vücut.
Folks : Millet. Akraba.
The crowd synonyms : general public, humans, generalities, the many, nation, country, predominance, communed, people, community, pluralities, preponderance, the greater part, folk, communes, generality, majorities, communal.

Bu kısımda The crowd kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The crowd ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The crowd anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The crowd ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.