The greats türkçesi The greats nedir

  • Seçkinler.
  • Büyük şahsiyetler.
  • Büyükler.
  • Önemli kişilikler.

The greats ingilizcede ne demek, The greats nerede nasıl kullanılır?

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık.

Greats : Hevesli. Muhteşem. Müthiş. Asil. Kocaman. Büyük. Harika. Bitirme sınavı (oxford üniv.). Hayvani. Mükemmel.

The 1967 borders : Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). 1967 sınırları. Yeşil hat.

The 2004 tsunami : Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 2004 tsumanisi.

The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.

The ablative : Ablatif. İsmin -den hali. Çıkma durumu.

The above : Yukarıda yazılanlar (bir sayfada). Yukarıki. Yukarıdaki. Yukarıda anılan.

İngilizce The greats Türkçe anlamı, The greats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The greats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Beautiful people : Genç ve modern insanlar. Güzel insanlar.

Elders : İhtiyar heyeti. Yaşlılar.

Four hundred : Yüksek sosyete. Dört yüz.

Elites : Seçme kısım. Elit tabaka.

Elite : Elit sınıf. Seçkin. Elit tabaka. Seviyeli. Kalburüstü. Seçme kısım. Elit kesim. Bir toplumda gücü ve saygınlığı olan toplumsal küme. Seçkin sınıf.

Notables : Şöhretler. İleri gelenler. Eşraf. Kodamanlar.

Choice : Çare. Seçim. Kalburüstü. İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih. Güzide. Bk. yeğlenme değergesi. Seçilmiş kişi veya şey. Seçme. Elit.

Gentries : Eşraf. Arkansas eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Üst tabaka.

Choices : Tercih. Seçkin sınıf. Seçme. Seçim. Şık. Seçme hakkı. Seçenek. Seçilen şey.

The powers that be : Yönetenler. Başta olanlar. Baştakiler. Kodamanlar.

The greats synonyms : gentry, cream of society, the great.