The joneses türkçesi The joneses nedir

The joneses ile ilgili cümleler

English: Keeping up with the Joneses is expensive in rich town like Beverly Hills.
Turkish: Beverly Hills gibi zengin kasabada Joneses ailesine ayak uydurmak zordur.

English: Ali says he's tired of trying to keep up with the Joneses.
Turkish: Ali Joneses'lara ayak uydurmaktan bıktığını söylüyor.

English: The Joneses love their daughter.
Turkish: Jones ailesi kız çocuklarını seviyor.

The joneses ingilizcede ne demek, The joneses nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Joneses : Arkadaşlar. Komşular. Komşu. Bir kişinin sosyal olarak eşit olduğu insanlar.

Keep up with the joneses : Sidik yarıştırmak. Sidik yarışına girmek. Başka birinin yaşadığı aynı standardı yakalamaya çalışmak (örn.: yaşıtı veya komşusuyla). Diğer insanlarla çekişmek. Komşusuyla aşık atmak. Aşık atmak. Her zaman en yeni ve iyi ürünlere sahip olmayı istemek. Sidik yarışına çıkmak. Başkalarıyla aşık atmak. Komşusuyla sidik yarıştırmak.

The 1967 borders : Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). 1967 sınırları. Yeşil hat.

 

The 2004 tsunami : 2004 tsumanisi. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami.

The ablative : Ablatif. Çıkma durumu. İsmin -den hali.

The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.

İngilizce The joneses Türkçe anlamı, The joneses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The joneses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flanking : Sınırdaş. Kanat. Yan. Yandan.

Neighbour : Yaklaşmak. Yanında olmak. Komşu olmak. Bitişik. Bitişik olmak. Yan.

Joneses : Komşular. Arkadaşlar. Bir kişinin sosyal olarak eşit olduğu insanlar.

Next to : Hemen yanında. Bitişik. Yanında. -e yakın. -e bitişik. Neredeyse. Hemen yanındaki. Hemen hemen. Yan tarafta.

Neighboring : Yan. Yakın. Civardaki. Yöredeki. Bitişik. Mücavir.

Conterminous : Sınırında. Aynı bölgeye sahip olan. Hemhudut. Aynı sınırlara sahip olan. Bitişik. Ortak sınırları olan. Sınırdaş. Hem sınır. Ortak sınırı olan.

Adjacent : Yakın. Yandaki. Çok yakın. Sınırdaş. Bitişik. Birbirine komşu. Mücavir.

Contiguous : Muttasıl. Hemhudut. Yakın. Bitişik. Sınırdaş.

Neighbored : Yanında olmak. Bitişik olmak. Yaklaşmak. Komşu olmak. Bitişik. Yan.

Coterminous : Aynı sınırları olan. Bitişik. Sınırdaş. Hemhudut.

The joneses synonyms : neighbouring, batch, neighbor, adjacent to.