Neighboring türkçesi Neighboring nedir
Neighboring ile ilgili cümleler
English: That country broke off diplomatic relations with the neighboring countries.
Turkish: O ülke, komşu ülkelerle olan diplomatik ilişkileri kesti.
English: The fire spread and licked the neighboring house.
Turkish: Ateş yandaki evin duvarlarına kadar yayılmıştı.
English: The army made inroads into the neighboring country.
Turkish: Ordu komşu ülkeye baskınlar yaptı.
English: My uncle’s whole family came to hear the storyteller, and even some of my aunt’s relatives from the neighboring housing on the other side of the hill.
Turkish: Amcamın bütün ailesi hikaye anlatıcısını dinlemek için geldi ve tepenin diğer tarafındaki komşu konuttan halamın akrabalarından bazıları bile.
English: The police charged him with leaking information to a neighboring country.
Turkish: komşu ülke için bilgi sızıntılarıyla yüklüdür,polis.
Neighboring ingilizcede ne demek, Neighboring nerede nasıl kullanılır?
Neighboring building : Aynı sokak üzerinde, aralarında başka yapı bulunmayan ya da yan duvarları birbirine bakan iki yapıdan biri. Komşu yapı.
Neighboring countries : Çevre ülkeler. Komşu ülkeler.
Neighboring country : Komşu ülke.
Neighboring on : -e yakın. -e komşu.
Neighboring routers : Komşu ağ yönlendiricileri.
Neighborhood : Yöre. Muhit. Mahalle. Merkezi yer. Konu komşu. Komşuluk ilişkileri. Çevre. Semt. Komşular. Civar.
Neighbor node : Komşu düğüm.
Immediate neighbor : En yakın komşu. Bir kimsenin en yakınında yaşayan kimse. Yakın komşu.
Next door neighbor : Bitişik komşu. Kapı komşu. Kapı komşusu.
Neighbor list : Komşu listesi.
İngilizce Neighboring Türkçe anlamı, Neighboring eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Neighboring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Connection : Yakınlık. Müşteri. İlgilenme. Bağ. İlişik. İlişki. İlişiklik kuralı. Uyuşturucu satıcısı. İrtibat. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır.
Lateralis : Yanal.
Askew : Yanlamasına. Çarpık olarak. Yana doğru. Çarpık. Eğri. Eğri olarak.
Circumjacent : Etraftaki. Çevredeki.
Conjunctives : Bitiştirici yargı. Bağlayıcı. Bağlaç görevi yapan. Bağlayan. Birleştiren. Birleşik. Bağlaç görevi gören kip.
Connate : Aynı soydan gelen. Benzer. Doğuştan olan. Konat. Doğuştan. Fıtri. Akraba.
Laterals : Yan kanal. Yanal. Kol kanal. Yan taraftan (yanal hareket gibi). Yana doğru. Yan dal. Yana ait. Lateral. Yandan. Yan ünsüz.
Bias : Yanlılık. Fikrini yönlendirmek. Önyargılı kılmak. Önyargılı davranmasına neden olmak. Aleyhte etkilemek. Etki altında bırakmak. Sapmak. Bir tarafa etki etmek. Örnekleme işleminde, konuyu canlandırma niteliği yönünden deneklerin seçimine gereken önemin verilmemesi yüzünden yapılan yanlışlık.
Adjacent : Yandaki. Birbirine komşu. Çok yakın. Sınırdaş.
Neighboring synonyms : neighbouring, the joneses, joneses, adjoining, flank, awry, bosom, conjunctive, ancillary, neighbor, abutting, asquint, close, akin to, aslant, neighbored, conjoint, byss, connected, attached, coterminous, by, at hand, lateral, behalf, next to, conterminous, contiguous, neighbour, adjoined, surrounding, conjuncts, batch.
Neighboring zıt anlamlı kelimeler, Neighboring kelime anlamı
Unconnected : Bağlanmamış. Bitiştirilmemiş. Tutarsız. Alakasız. Ayrı. Bağımsız. İlişkisiz. İlgisiz. Birbirine bağlı olmayan. Rabıtasız.
Neighboring ingilizce tanımı, definition of Neighboring
Neighboring kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Adjacent. Living or being near. As, the neighboring nations or countries.

Bu kısımda Neighboring kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Neighboring ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Neighboring anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Neighboring ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.