The offspring türkçesi The offspring nedir
The offspring ile ilgili cümleler
English: Books are the offspring of one's mind.
Turkish: Kitaplar birinin aklının ürünleridir.
English: The atomic bomb is the offspring of 20th century physics.
Turkish: Atom bombası, 20. yüzyılın fizik ürünüdür.
The offspring ingilizcede ne demek, The offspring nerede nasıl kullanılır?
The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.
Offspring : Evlat. Füru. Bir bireyin meydana getirdiği ve yine kendi tipini meydana getirecek özellikteki bireyler, oğul döl. Oğul. Yavrular. Oğul döl. Çoluk çocuk. Döl. Yavru.
The 1967 borders : Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). 1967 sınırları. Yeşil hat.
The 2004 tsunami : 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 2004 tsumanisi. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami.
The a team : Televizyonda macera dizisi ismi. A takımı.
The above : Yukarıki. Yukarıda anılan. Yukarıda yazılanlar (bir sayfada). Yukarıdaki.
The ablative : İsmin -den hali. Çıkma durumu. Ablatif.
İngilizce The offspring Türkçe anlamı, The offspring eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The offspring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Child : Yetişkinlere yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse. Bala. Çocuk. Tıfıl. Seyahatte. Çaylak. Tam tarifeye tabi olmayan yaşça küçük kişi. Soy bakımından oğul veya kız.
Joey : Kanguru yavrusu. Deneme tahtası tip. Embesil. Erkek ismi ( joseph isminin bir şekli).
Juvenile : Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırabileceği rol. Gençlikte olan, gençliğe ait olan. Gençlik. Jüvenil. Çocuk. Çocuksu. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırdığı rol. Juvenil.
Generation : Nesil. Soy. Oğul birey; doğal olarak soyların birbiri arkasından gelen basamakları. örnek: büyük anne, büyük baba, anne, baba, çocuk, torun. nesil, generasyon, jenerasyon. Yaklaşık olarak 25-30 yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği. bk. eski kuşak, yeni kuşak, yaş kümesi. Oluşturma. Batın. Dünyaya getirme. Doğuş. Jenerasyon. Kuşak.
Bloodstock : Nesep. Safkan atlar. Safkan at.
Jr : Daha küçük (aynı ismi olan iki kişiden daha genç olanın isminin arkasına konulan, özellikle baba ve oğul).
Fry : Kızartmak. Kavurmak. Larva devresini tamamlamış, ana babaya benzer karakterleri kazanmış ve balıkçık büyüklüğüne kadar olan balık. Kızartma. Yağda kızarmak. Kızartılmış yiyecek. Yağda kızartmak. Yavru balık. Önemsiz şey. Elektrikli sandalyede idam etmek.
Posterity : Genç nesil. Nesil. Gelecek nesiller. Soy. Ahfad. Gelecek kuşaklar.
Fruits : Ahbap. Tohum kapsülü. İbne (argo sözcük). Kar. Sonuç. Ürünler. Nonoş. Meyve. Meyveler.
Scions : Kalemaşısı. Çocuk. Aşı kalemi. Çelik (dal). Kalem. Aşı. Ağaç piçi. Aşılık filiz.
The offspring synonyms : crops, cub, sons, ejeculate, cions, cubs, descendant, baby, boys, goods, babied, end product, growth, offsprings, sonnies, semen, fruitage, kiddos, seed, progenies, cadets, junior, babying, joeys, cion, exitus, progeniture, growths, children, fruit, all the families, son, semens.

Bu kısımda The offspring kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The offspring ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The offspring anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The offspring ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.