They türkçesi They nedir
They ile ilgili cümleler
English: "Mary told me that they slept together." "Really?"
Turkish: "Mary bana onların birlikte uyuduğunu söyledi." "Gerçekten mi?"
English: "Are those your books?" "No, they aren't."
Turkish: "Onlar senin kitapların mı?" "Hayır, benim değil."
English: "Are these cars yours?" "Yes, they are mine."
Turkish: "Bu arabalar senin mi?" "Evet onlar benim.
English: "Nobody is going to know where you bought your clothes." "No, they will!"
Turkish: "Hiç kimse giysilerini nereden satın aldığını bilmeyecek." "Hayır, bilecekler!"
English: "Do you know when they will arrive?" "At eleven-thirty this evening."
Turkish: "Onların ne zaman geleceklerini biliyor musun?" "Bu akşam on bir buçukta."
They ingilizcede ne demek, They nerede nasıl kullanılır?
They are the ones : Sadece onlar sorumlu. Kendi başlarına onlar. Sadece onların başkası değil.
They fit me like a glove : Onlar beni tam uyuyorlar.
They had something going : Aralarında yürüyen birşey vardı. Bir ilişkileri vardı. Birbirlerine karıştılar. Bir aşk hikayesine dahil oldular.
They pinch me : Bu ayağımı vuruyor.
They said : Derler ki. Diyorlar ki. Deniyor ki.
The above : Yukarıki. Yukarıda anılan. Yukarıdaki. Yukarıda yazılanlar (bir sayfada).
Take people as they are : İnsanları oldukları gibi kabul etmek.
The ablative : Çıkma durumu. Ablatif. İsmin -den hali.
They say : Diyorlar ki. Derler ki. Deniyor ki.
The 1967 borders : Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). 1967 sınırları.
İngilizce They Türkçe anlamı, They eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak They ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Community singing : Camia. Eşler arasındaki mal ortaklığı. Organize olmuş koroda şarkı söyleyen insanlar grubu. Ortak yön. Ümmet. Cemaat. Çevre. Halk. Topluluk.
Human beings : İnsanoğlu. İnsangiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, insansılar (anthropoidea) alt takımından, az tüylü olup iki ayakları üzerinde yürüyen, pek çok ırkları olan, mevcut canlıların içinde en akıllı olan türe sahip bir familya.
Everybody : Dünya. Elalem. Cümle alem. Dünya alem. Yedi mahalle. Dost düşman. Herkes. El alem.
Interesteds : Hissedar. Meraklı. İlgili. Ortak. Taraflı. Şerik. Alakalı. Alakadar. Çıkarcı.
The nation : Ulus. Ülke. Liberal bir bakış açısı ile siyasetle ilgili konuları işleyen amerikan dergisi. Halk. Vatan. Ulus devlet. Kavim. Budun.
So : Bu yüzden. Demek ki. Güya. Yeter. Kafi. Böyle. Şöyle. Sol notası. Standart damga takımının çizisel damgaları yerine, üzerinde uzlaşma sağlanmış başka bir damga takımına geçiş için kullanılan bir düğüm genişletme damgası.
Cattle : Sığır. Mal. Büyükbaş. Memeliler (mammalia) sınıfının, toynaklılar (ungulata) üst takımının, çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, geviş getirenler (ruminantia) alt takımından, mideleri dört odalı, ayaklarında daima üç parmak bulunan, üst kesici dişleri bulunmayan bir üst familya. boynuzlugiller (bovidae), geyikgiller (cervidae) ve zürafagiller (giraffidae) olmak üzere 3 familyası vardır. Büyükbaş hayvan. Öküz. Sığırlar. Davar.
Guys : Alay etmek. Rezil etmek. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Çocuklar. Beyler. Halatla tutturmak. Arkadaşlar. Bağlamak. Takılmak.
They synonyms : men and women, those ones, nationality, he, people, human race, folk, sapiens, mankind, country, homo sapiens, humanity, and so, them, the people, humans, nation, those, peopling, community, folks, nations, and then, themselves, shes, hominidae.
They zıt anlamlı kelimeler, They kelime anlamı
Future : Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. Gelecek zaman kipi. İlerki. İleri. İstikbal. Gelecek zaman. Vadeli. Gelecekte olacak şey. Gelecek. Yarın.
Present : Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Temsil etmek. Sahnede göstermek. Tanıştırmak. Bugünkü. Vermek. Takdim etmek. Halihazır. Sunmak.
They ingilizce tanımı, definition of They
They kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The plural of he, she, or it. They is never used adjectively, but always as a pronoun proper, and sometimes refers to persons without an antecedent expressed.

Bu kısımda They kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede They ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce They anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz They ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.