The nation türkçesi The nation nedir

  • Halk.
  • Budun.
  • Millet.
  • Liberal bir bakış açısı ile siyasetle ilgili konuları işleyen amerikan dergisi.
  • Kavim.
  • Ülke.
  • Vatan.
  • Ulus.
  • Ulus devlet.

The nation ile ilgili cümleler

English: Jefferson believed the nation was in good hands.
Turkish: Jefferson milletin emin ellerde olduğuna inanıyordu.

English: That crisis threatened to split the nation in two.
Turkish: O kriz milleti ikiye bölünmekle tehdit etti.

English: A flag is a symbol of the nation.
Turkish: Bir bayrak, milletin bir sembolüdür.

English: He spoke to the nation on August eighth.
Turkish: Sekiz Ağustosta Ulusa seslendi.

English: The President spoke to the nation on TV.
Turkish: Başkan TV'de ulusa seslendi.

The nation ingilizcede ne demek, The nation nerede nasıl kullanılır?

The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Nation : Ülke. Halk. Vatan. Budun. Belli bir sınır içinde yaşayan ve halk kültürüyle seçkin kültürünü yaratan insanların oluşturduğu siyasal toplum, bk. halk kültürü, seçkin kültürü, ulusal kültür. Ulus. Ulus devlet. Kavim. Millet.

The national council of young israel : Genç israilliler'in sorunları ile ilgilenen organizasyon.

 

The national funds : Dünya yahudi kongresi'nin hazinesi. Milli kaynaklar. Ulusal fon. Ulusal kaynaklar.

The national home : Milli ev. Balfour deklerasyonunda israil için kullanılan isim.

The national kibbutz : Milli kibbutz. İsrail'de kollektif çiftlikleri teşvik eden ve bazılarını birleştiren milli kurum.

The national insurance institution : Yaralanan çalışanlara tazminat ödeyen ve yaşlı yeni annelere işsizlik maaşı ve yardım sağlayan ve düşmanca hareketlerin mağdurlarına yardım eden devlet kurumu. Milli sigorta enstitüsü.

İngilizce The nation Türkçe anlamı, The nation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The nation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Peopling : İnsanlar. Bir kimsenin yakınları. Kalabalık. İnsan yerleştirmek. Yerleşme. Milletler. İnsanın, az çok ya da bütünüyle boş bir bölgeyi ele geçirerek işlemesi, canlandırıp şeneltmesi.

Humans : İnsanlar. İnsanoğulları.

Habitats : Yetişme ortamı. Doğal ortam.

Realms : Alem. Alan. Krallık. Diyar. Alanlar.

Nation : Belli bir sınır içinde yaşayan ve halk kültürüyle seçkin kültürünü yaratan insanların oluşturduğu siyasal toplum, bk. halk kültürü, seçkin kültürü, ulusal kültür.

Commonweals : Devlet. Amme menfaati. Kamu yararı.

Folks : Akraba.

Fatherland : Anayurt. Memleket. Atavatan. Bir halkın yüzyıllar boyunca içinde yaşayıp ekinini oluşturduğu ve bu yolla bayındır kıldığı toprak parçası. Anavatan. Yurt. Atayurt. Ataerkil toplumlarda memleket topraklarına verilen isim. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

 

Commonwealth : İngiliz milletler topluluğu. Cumhuriyet. Komonvelt. İngiliz uluslar topluluğu. Milletler topluluğu. Bağımsız devlet veya topluluk. Kamu yararı. Devlet.

Fatherlands : Atayurt. Anayurt. Anavatan. Yurt. Memleket. Ataerkil toplumlarda memleket topraklarına verilen isim.

The nation synonyms : general public, community singing, tribe, communing, land country, communal, domains, homeland, habitat, commonwealths, they, commune, clan, lands, nation state, bournes, country of origin, general, guys, community, nations, clime, climes, reich, homelands, domain, native shore, countries, peoples, native land, country, people, eponym.