Throw light on türkçesi Throw light on nedir

  • Işık tutmak.
  • Aydınlatmak.
  • Bir konuyu aydınlatmak.
  • -i açıklamak.
  • Aydınlığa kavuşturmak.

Throw light on ingilizcede ne demek, Throw light on nerede nasıl kullanılır?

Throw : Uzaklık. Düşürme. Dikey atım. Yere atmak (güreşçi veya at). Atma. Atmak. Bir kırıkta, tavan ve taban kanatları arasındaki düşey yer değiştirme (kayma ölçüsü). Kaçırmak. Alıcının merceği ile konu arasındaki uzaklık. göstericinin merceği ile görüntülük arasındaki uzaklık. Çömlekçi çarkında çamura şekil verip bir eşya yapmak.

Light : Işık tutmak. İnmek. Yanmak. Işık. Açık (renk için). Denk gelmek. Nur. Bir görünçlüğün aydınlatılması için yönetmenin ışıkçılara verdiği komut. Neşelendirmek. Soba yakmak.

On : Esnasında. Yanmak. Devrede. Üstünde. Açık. Üzerinde. Çakırkeyif. İle. Civarında. E doğru.

Throw light upon : Aydınlatmak. Işık tutmak.

Shed light on : Aydınlatmak. -i açıklamak. Işık tutmak. Açıklığa kavuşturmak. Aydınlığa kavuşturmak. Konuyu aydınlatmak. Belirli bir konuyu içeren bilgiyi yaymak veya genişletmek.

Throw a new light on : -'ın bir başka yönünü ortaya çıkarmak. Yeni bir ışık tutmak. Yeni bir anlayış veya anlama şekli veya yolu geliştirmek.

İngilizce Throw light on Türkçe anlamı, Throw light on eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Throw light on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crystallizes : Kristalize etmek. Kristalleştirmek. Kristalleşmek. Billurlaştırmak. Billurlaşmak. Belirginleşmek. Belirginleştirmek.

Civilizes : Kibarlaştırmak. Medenileştirmek. Uygarlaşmak. Uygarlaştırmak. Adam etmek.

Brightened : Aklamak. Canlanmak. Aydınlanmak. Parlatmak. Neşelendirmek.

Brighten : Canlılık vermek (bir yere). Canlandırmak. Parlamak. Yüzünde mutlu bir ifade belirmek. Aklamak. Neşelendirmek. Parlatmak. Aydınlanmak. Mutlu olmak. Canlanmak.

Flashed : Atmak (bakış). Böbürlenmek. Parlamak. Akla gelmek. Yıldızı parlamak. Yakmak. Görünüp hızla kaybolmak. Çakmak.

Clear up : Temizlemek. Bilgi vermek. Çözülmek. Bulmak. Tasfiye etmek. Düzene koymak. Tamamlamak. Çözümlemek. Halletmek.

Clarifying : Durulmak. Aydınlatan. Temizleme. Berraklaşmak. Aydınlatma. Temizlemek. Berraklaştırma. Arınmak. Berraklaştırmak.

Shed light on : Konuyu aydınlatmak. Belirli bir konuyu içeren bilgiyi yaymak veya genişletmek. Açıklığa kavuşturmak.

Clearing up : Aydınlanmak. Bulmak. Açmak. Halletmek. Bilgi vermek. Düzelmek. Tamamlamak. Temizlemek. Düzene koymak.

Throw light on synonyms : flash on, crystalize, enlightens, enlighten, brightens, clarify, elucidates, cast light, civilizing, civilize, bear a torch, charge, clarified, clarificate, flash, cleared, civilise, crystallise, cast light upon, bring to light, crystallize, brightening, clear, clarifies, elucidate, crystallises.