Tokalak etmek nedir, Tokalak etmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Konuşmak, yarenlik etmek.

Tokalak etmek anlamı, tanımı

Etme : Etmek işi

Tokal : Erişkin, olgun.

Tokalak : Topak, küçük parça. Kısa boylu, tıknaz. Koyun, keçi ve benzerleri hayvanların kuyruk altındaki tüylerine yapışan pislik. Yuvarlak, yumru. Yuvarlak.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Toka : Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık. İçki içerken birinin şerefine, sağlığına kadeh tokuşturma. Kadınların saçlarını bir arada tutmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç. El sıkışma.

Yarenlik : Söyleşi, dostluk. Şakalaşma, şaka. Yakın arkadaşlık, muhabbet. Ahbapça, dostça konuşma, söyleşme, sohbet.

Konuşmak : Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Flört etmek. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Şık ve zarif görünmek. Belli bir konudan söz etmek. Dargın bulunmamak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Geçerli olmak, etkin olmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. İlişki kurmak ya da ilişkiyi sürdürmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek.

 

Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.

Yaren : Edilgin, sevici kadın. Dostların oluşturduğu topluluk. Arkadaş, dost (Çayağzı). Dost, ahbap. Arkadaş, yakın dost. Balıkesir kenti, Gökçeyazı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Yare : Yara. Yarı.

Diğer dillerde Tokaçlanmış anlamı nedir?

İngilizce'de Tokaçlanmış ne demek ? : swaged