Tokalak nedir, Tokalak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Topak, küçük parça.

Kısa boylu, tıknaz.

Koyun, keçi ve benzerleri hayvanların kuyruk altındaki tüylerine yapışan pislik.

Yuvarlak, yumru.

Yuvarlak.

Tokalak kısaca anlamı, tanımı

Tokal : Erişkin, olgun

Toka : Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık. İçki içerken birinin şerefine, sağlığına kadeh tokuşturma. Kadınların saçlarını bir arada tutmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç. El sıkışma.

Tokalak etmek : Konuşmak, yarenlik etmek.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Kuyruk : Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ. Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı. Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse. Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi. Bu organa benzeyen uzantı. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti. İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi. Başın arkasına toplanmış saç demeti.

 

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Tıknaz : Şişmanca, toplu, kısa ve kalın yapılı, tıkız.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Pislik : Kir. Dışkı, necaset. Pis olma durumu. Başkalarına zarar veren kimse. Kötü durum. Kötü, zararlı davranış ya da iş.

Yumru : Yuvarlak, şişkin şey. Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli. Genellikle derinin içine gömülü, yuvarlak ve sert oluşum, nod. Sap, kök veya dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkin madde. Eğri büğrü, çarpık, yamru yumru.

Yapış : Yapma işi.

Tıkna : Kuş gagası. Fiske. 1.Kendi zayıf, karnı büyük ve şişkin kişi. 2.Çok yemekten hazımsızlığa uğramış kişi. Parça, lokma, dilim (genellikle et, ekmek, peynir ve benzerleri için).

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genel olarak yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

 

Topak : Yuvarlak biçimde olan nesne, toparlak. Yufka açmak için avuç içinde yuvarlak bir biçim verilen hamur parçası. Bu biçim verilmiş şey. Şişe ya da kadeh. Hayvanlarda, parmakların ardında topuğu andıran çıkıntı.

Koyun : Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.

Boylu : Boyu olan. Boyu benzerlerinden uzun olan.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Diğer dillerde Tokaçlanmış anlamı nedir?

İngilizce'de Tokaçlanmış ne demek ? : swaged