Tokyo round türkçesi Tokyo round nedir

  • Gönüllü dışsatım kısıtlamaları ve tarife dışı engellerin artışını kontrol altına alma amacıyla yeni düzenlemeler getiren ve sanayi ürünleri tarifelerinde ortalama %40 oranında indirim öngören, gümrük ve tarifeler genel antlaşması çerçevesinde 1973 ile 1979 yılları arasında gerçekleştirilen görüşmeler. krş. uruguay görüşmeleri, kennedy görüşmeleri.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Tokyo görüşmeleri.

Tokyo round ingilizcede ne demek, Tokyo round nerede nasıl kullanılır?

Round : Dönmek (köşeyi veya virajı). Ara alkışı. Yuvarlak. Yakınında. Dönmek. Etrafında. Bitirmek. Hakkında. Perde kapanmadan ya da oyunun bir bölümü bitmeden seyircinin alkışlaması. Doldurmak.

Tokyo daylight time : Tokyo yaz saati.

Tokyo interbank borrowing offer rate : Tokyo bankalararası para piyasasında, bankaların kendi aralarındaki kısa dönemli ödünç işlemlerine uyguladıkları, uluslararası kredi faizlerine temel oluşturan ve günlük olarak japonya bankalar birliği tarafından ilan edilen faiz oranı. Tokyo bankalararası faiz oranı.

Tokyo standard time : Tokyo standart saati.

Tokyoite : Tokyo'da (japonya'nın başkenti) ikamet eden kimse. Tokyolu.

Tokyoites : Tokyo'da (japonya'nın başkenti) ikamet eden kimse. Tokyolu.

İngilizce Tokyo round Türkçe anlamı, Tokyo round eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Tokyo round ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

 

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Tokyo round synonyms : abnormal budget receipts, abnormal budget, a shift in individual demand, a change in demand, a shift in supply, a group shares.