Top round türkçesi Top round nedir

  • Büyükbaş hayvanların but kısmının iç yüzünde, üstte çanak kemiğinden, altta diz eklemine kadar uzanan, 3-4 kg ağırlığındaki kemiksiz et parçası, tranç.
  • Tranç.
  • Kemiksiz but.
  • Ayna.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Top round ingilizcede ne demek, Top round nerede nasıl kullanılır?

Top : Üst. -den iyisini yapmak. Tavan. Geçmek. Tepe. Üstünü kapamak. Kapamak. (ağaç) tepesini kesmek. Üstünden geçmek. Aşmak.

Round : Toplamak. Dolaşmak. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Doldurmak. Etrafında dönmek. Çevresinde. Konusunda. Etrafında. Dönmek. Ara alkışı.

Top a class : Sınıf birincisi olmak.

Top a hill : Tepeye çıkmak.

Top a tree : Tepesini budamak.

Top and bottom : Üst ve alt. Alt alta. Üste ve alta.

Top banana : Patron. Tepe muzu.

İngilizce Top round Türkçe anlamı, Top round eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Top round ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdomen : Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

 

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Reflector : Yansıtıcı eleman. Yansıtıcı (su veya ayna gibi). Fizik, uzay, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yansıtaç. Yansıtmalı ırakgörür. Yagi-uda dalgalığında çiftucayın ardında yer alıp, gelen dalgaları bunun üzerine yansıtan parça. Işığı, ısıyı ve sesi yansıtan araç. anlamdaş ayna. çekirdek tepkileşimliklerinde ılıncıkları çekirdek fırını içine geri çeviren özdek katmanı. Aynalı teleskop. Başlıca yansıma olayından yararlanarak, bir ışık kaynağının ışık akısının uzaysal dağılışını değiştirmeye yarayan nesne.

Keyholes : Faul atışı (basket.). Serbest atış bölgesi. Anahtar deliği. Kilit ağızlığı.

The mirror : Ayna tutmak. Yansıtmak. Yansıtma. Gözgü. Göstermek. Yansıma. Aksetmek. Sansasyonel hikayeleri ile tanınan günlük ingiliz tabloid gazete. Aksettirmek.

Top round synonyms : abdominal distention, reflectors, glass, a clay, abaxial, mirror, metope, a crochordon, keyhole, abamectin, a amplitude mod, abdominal fat necrosis, looking glass, a c syndrom, abattoir.