Tossing türkçesi Tossing nedir

Tossing ile ilgili cümleler

English: We saw the boat tossing on the stormy sea.
Turkish: Biz fırtınalı denizde teknenin savrulduğunu gördük.

Tossing ingilizcede ne demek, Tossing nerede nasıl kullanılır?

Steatossis : Karaciğer yağlanması. Karaciğer hücrelerinde normalin üstünde lipit depolanması ve buna bağlı olarak karaciğer işlevlerinin engellenmesi.

Toss a coin : Kaderi yenmek. Jeton çevirmek. Yazı tura atmak.

Toss a salad : Salatanın malzemelerini hafifçe karıştırmak.

Toss about : Dönüp durmak (yatakta). Kıpırdanıp durmak. Savurmak. Çalkalamak. Sağa sola salınmak.

Toss and turn : Bir o yana bir bu yana dönmek. Yatakta bir o yana bir bu yana dönmek. Yatakta dönmek.

Toss for : Yazı tura atarak bir şeyi karara bağlamak.

Toss up : Yazı tura atmak. Şansa bırakmak. Havaya atmak.

Toss aside : Kenara atmak veya itmek.

Toss around : Savurmak.

Toss bombing : Bomba atma. Baş dikerek bombalama. Santrifüj bombardımanı.

İngilizce Tossing Türkçe anlamı, Tossing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tossing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Awful : Rezalet. Rezil. Berbat. Oldukça büyük. Çok kötü. Sunturlu. Meret. Kötü. Korkunç.

 

Affluent : Bir nehrin ayağı. Zengin. Hali vakti yerinde. Irmak ayağı. Bol. Gürül gürül akan. Varlıklı. Gönençli. Refah içinde.

Breakneck : Aşırı (sürat). Çok hızlı. Son derece tehlikeli. Tehlikeli.

Cruelly : Son derece. İnsafsızca. Melunca. Gaddarca. Zalimce. Acımasızca. Aşırı bir şekilde.

Acutes : Şiddetli. Güçlü. Açıkgöz. Sivri. Ağır. Dar. Keskin. Zeki. Akut.

Belter : Harikulade sayılan kişi. Muhteşem görülen kimse. Eşsiz ve mükemmel görülen şey. Mükemmel. Harika. Yüksek sesli popüler şarkı. Yüksek sesli şarkıcı.

A lot : Fena. Pek çok. Birçok. Hayli. Buram buram. Fena halde. Şiddetle. Çok fazla. Pek.

Brutishly : Kaba bir tarzda. Vahşice. Hayvanca. Hayvan gibi. Hoyratça.

Awesome : Hayranlıkla hayrete düşüren. İnsanı huşu içinde bırakan. Dehşete düşürücü. Korku ifade eden. Harika. Korku veren. Dehşetli. Dehşet verici. Korkunç.

Abounding : Bir sürü olan (çok). Dolu. Dolu olan. Bol.

Tossing synonyms : blowing about, experiment, colossal, breathtaking, hurled, a whale of, bloody, confoundedly, cataclysmal, astounding, beyond all reason, throwing away, a raft of, abysmal, a world of, brandishes, brandishing, scatterings, crasser, a great number of, crassest, acute, a great many, scattering, bonzer, astronomical, awfully, crass, acuter, awfuller, brandished, lost, cloying.

Tossing zıt anlamlı kelimeler, Tossing kelime anlamı

Found : Desteklemek. Temel yapmak. Temel atmak. Dayandırmak. Dayanmak. Dökmek (demir). Yaptırmak. Temelini atmak. İnşa etmek. Yapmak.

Permanent : Baki. Perma. Değişmez. Permanant. Sürekli. Daimi. Kalıcı. Temelli. Yerleşik.

Tossing ingilizce tanımı, definition of Tossing

Tossing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of throwing upward. A rolling and tumbling. A rising and falling suddenly.