Transmutations türkçesi Transmutations nedir

Transmutations ingilizcede ne demek, Transmutations nerede nasıl kullanılır?

Atomic transmutation : Atomik transmutasyon. Atomik dönüşüm. Öğeciksel dönüşüm. Bir öğeciğin doğal ya da yapma yollarla başka bir öğeciğe dönüşmesi.

Nuclear transmutation : Nükleer değiştirilme. Uygun çekirdek tepkileşimleriyle bir öğenin öğeciklerini başka bir öğeninkilerine dönüştürme. Nükleer transmutasyon. Çekirdeksel dönüşüm.

Transmutation : Bir elementin nüklidinin, nükleer tepkime sonucu, bir başka element nüklidine dönüşmesi. Dönüşme. Transmutasyon. Dönüşüm. Tahavvül. Değişme. Bir maddenin diğerine değişmesi. Karşı türeşim. Hal değiştirme.

İngilizce Transmutations Türkçe anlamı, Transmutations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transmutations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interchange : Kavşak. Değişim (arasında). Araçların giriş ya da dönüş yapabildiği ve bir hız yoluyla diğer bir yolun kesiştiği kavşak. İki ya da daha çok yolun kesiştiği ve taşıt gidiş gelişinin değişimine olanak verecek biçimde dolaşım gereçleriyle düzenlenmiş kent kesimi. bk. düzeydeş geçit. Yerlerini değiştirmek. Birbirinin yerine geçmek. Yer değiştirme. Yer değişmek. Değiştirme.

 

Chopping : Emdirme materyali içerisinde yerleştirilip blok durumuna getirilen örneklerden mikrotomda usulüne uygun kesitler alınması. doğrama. Kesiş. Bir yem maddesinin parça iriliklerinin bıçakla veya diğer keskin aletlerle kesilerek küçültülmesi işlemi, kesme. Yarma. Kesme. İri. İri yarı. Dilme.

Interchanges : Değiş tokuş etmek. Yer değişmek. Birbirinin yerine geçmek. Değiştirme. Takas. Kavşak. Takas etmek. Değiştokuş etmek. Değiştirmek.

Blow hot and cold : Hem sıcak hem soğuk esme. Bir dediği bir dediğine uymamak. Sık sık fikir değiştiren. Kararsız olmak. Daldan dala konmak. Kararsız. Bir dediği diğerini tutmama. Yanar-döner. İki seçenek arasında gidip gelmek. Daldan dala atlama.

Transferrals : Kaynak. Nakletme. Yön. Gönderi. Alıcı adresi. Transfer. Sevkiyat. İstikamet.

Transferals : Yönlendirme. Havale. Transfer. Nakletme. Nakil. Kaynak. Devir. Aktarma.

Changeover : Köklü değişim. Aktarma. Değiştirme. Konum değiştirmek. Yöntem değiştirme. Geçiş. Kale değişimi. Geçiş (bir uygulamadan başka bir uygulamaya). Devralma. Büyük değişiklik.

Metaplasia : Geri farklılaşma. Hücre değişimi. Özelliğini kazanmış bulunan bir hücrenin sahip olduğu özelliklerini kaybederek embriyolojik bir yapı kazanması veya belirli fizyolojik ve patolojik şartlar altında bir hücre tipinin başka bir hücre tipine değişim göstermesi, geri farklılaşma. sadece epitel ve bağ dokuda görülür. Bir dokunun diğer bir doku haline dönüşmesi, doku hücrelerinin başka bir doku hücrelerine dönüşmesi. Metastatik hastalık. Doku değişimi. Doku dönüşümü. Metaplazi. Baa fizyolojik ve patolojik şartlarda bir tip dokunun bir başka dokuya ya da aynı dokunun bir başka tipine dönüşmesi.

 

Transubstantiation : Tolu dinsel ayinde kutsal ekmek ve şarabın hz. isa'nın eti ve kanına dönüştüğü inancı (hristiyanlık). Başka bir şey olma işlemi. Dine geçirme. Dönüştürülme eylemi. Dönüştürme. Töz değişimi.

Rotations : Nöbetleşe yapma. Dönüş. (işi) sıra ile yapma. Dönme. Rotasyon. Nöbetleşme. Çevirme. Devir. Sıra ile yapma. Deveran.

Transmutations synonyms : population shift, tin plague, tin pest, tin disease, transform, improvement, commutation, transilience, blowing hot and cold, sea change, interchanged, transmutation, betterment, strengthening, rate of turnover, sublimation, alternating, transformation, change, conversion, peripetia, transferal, alterations, changing, modification, mutations, transformations, mutation, fluctuation, amendment, shift, alteration, transition.

Transmutations zıt anlamlı kelimeler, Transmutations kelime anlamı

Strengthening : Kuvvetlendirici. Yükseltme. Kuvvetlendirme. Güçlendirme. Pekiştirme. Güçlendirici. Tahkim. Takviye etme. Sağlamlaştırma.

Weakening : Güçsüzleşme. Zayıflatıcı. Zayıflatma. Zayıflama. Zayıflık.