Trembled türkçesi Trembled nedir

Trembled ile ilgili cümleler

English: The girl trembled with fear.
Turkish: Kız korkudan titriyordu.

English: She trembled with fear.
Turkish: O, korkudan titredi.

English: His son trembled with fear.
Turkish: Oğlu korkuyla titredi.

English: Her voice trembled with rage.
Turkish: Onun sesi öfkeden titriyordu.

English: She trembled like a leaf.
Turkish: Bir yaprak gibi titriyordu.

Trembled ingilizcede ne demek, Trembled nerede nasıl kullanılır?

Trembled from the cold : Soğuktan zangırdayan. Soğuktan titreyen.

Tremble all over : Ürpermek.

Tremble in the balance : Karara bağlanmamak. Belirsiz olmak. Askıda kalmak.

Tremble like an aspen leaf : Tir tir titremek. Zangır zangır titremek.

Tremble with fear : Korkudan titreyen. Korkuyla titreyen. Karşı konulamaz bir korkudan dolayı titreyen. Korku ile titremek. Paniğe kapılmış. Korkmuş. Korkudan titremek. Korkuyla titremek.

Tremble : Zangırdamak. Titremek. Titreşmek. Ürpermek. Sakırdamak. Ürperti. Titreme. Ürperme.

Trembling : Titrek. Titreyen. Titreme. Tir tir titreme. İskelet kaslarının gözle görülür biçimde titremesi, tremor. korku, hipokalsemi, hipomagnezemi, ateşli hastalıklar ve elektrolit dengesizliği gibi nedenlerden kaynaklanır.

 

Be all of a tremble : Zangır zangır titremek. Tir tir titremek.

Atremble : Titreyen. Titreyerek. Korkarak. Korkan.

Tremblers : Tramblör. Elektrik zili. Vibrör. Devre açıp kapayıcı cihaz.

İngilizce Trembled Türkçe anlamı, Trembled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trembled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fibrillating : Seğirmek (tıp veya medikal terimi). Şiddetlice sarsmak.

Bother about : Canı sıkılmak. Üzülmek. Canını sıkmak. Aldırmak.

Ague : Malarya. Sıtma. Sıtma ateşi. Sıtma nöbeti. Sıtma hastalığının eski adı. Bataklık humması.

Fluttered : Titremek veya hafifçe dalgalanmak (rüzgarda). Çırpışmak. Dalgalanmak. Çırpınmak. Pır pır etmek. Pırpır etmek. Düzensiz hareket etmek. Titretmek. Çabuk çabuk sallamak.

Bickered : Tartışmak. Şırıldamak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Çekişmek. Didişmek. Münakaşa etmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Atışmak.

Tremble : Ürperti.

Jiggled : Hafif sallantı. Hafif ve çabuk sallamak. Sallamak. Irgalanmak. Hafifçe sallanmak. Dingildemek. Salınmak.

Disconcerts : Düzenini bozmak. Bozmak. Karıştırmak. Telaşlandırmak. Şaşırtmak. Huzurunu kaçırmak. Sinirlendirmek. Foslatmak. Ahengini bozmak.

Thrill : Korku. Büyük heyecan. Heyecan verici şey. Heyecan. Etkilemek. Büyük heyecan duymak. Çok heyecanlandırmak. Heyecanlandırmak.

Trembled synonyms : didder, unquiet, bickers, cared, tingle, horripilation, judder, quakes, frissons, jiggle, become anxious, shivering, flutter, tingles, the shivers, rigors, clonicity, clank, carking, agitate, dithers, frisson, flicker, trembles, shivered, feel uneasy, doddering, aquiver, shudders, turbulent, clanked, palpitate, agues.

 

Trembled zıt anlamlı kelimeler, Trembled kelime anlamı

Quiet : Yatışmak. Sakin. Sakinleşmek. Dinlendirici. Sessizlik. Sessiz. Huzur veren. Dingin. Dindirmek. Durgun.

Untroubled : Sıkıntısız. Rahat. Endişesiz. Sakin. Kaygısız. Dertsiz. Durgun.

Unconcerned : Kayıtsız. Aldırmaz. Kaygısız. İlgisiz.