Tribes türkçesi Tribes nedir
Tribes ile ilgili cümleler
English: By the 1750s, all the tribes of the Great Plains had horses.
Turkish: 1750'lere kadar Great Plains'in tüm kabilelerinin atları vardı.
English: The natives of the North-West Pacific Coast of America were probably descendants of tribes from Asia.
Turkish: Amerika'nın Kuzey-Batı Pasifik sahili yerlileri muhtemelen Asyalı kabilelerin soyundandı.
English: I hear some tribes in eastern Africa live on milk products.
Turkish: Doğu Afrika'da bazı kabilelerin süt ürünleri ile yaşadığını duydum.
English: Some indigenous tribes in Brazil are threatened by loggers.
Turkish: Brezilya'daki bazı yerli kabileler keresteciler tarafından tehdit edilmektedir.
English: At long last, the two chiefs of the Indian tribes have decided to bury the hatchet and smoke the peace pipe.
Turkish: Nihayet, iki Kızılderili kabilenin şefleri savaş baltalarını gömmeye karar verdiler ve barış çubuğu tüttürdüler.
Tribes ingilizcede ne demek, Tribes nerede nasıl kullanılır?
Bantu tribes : Afrika'nın güney kesimlerindeki siyahi kabileler. Bantu kabileleri.
Feathered tribes : Kuşlar. Kuş cinsi.
Five civilized tribes : Beş uygar kabile. 1830 ve 1842 yılları arasında abd hükümeti tarafından zorla yerleri değiştirilen beş kızılderili kabile (choctaw, cherokee, creek, seminole ve chickasaw kabilelerinden oluşur).
Habiru tribes : Eski yazılarda adı geçen savaşçılar grubu (muhtemelen israillilerle ilgili olarak). Habiru kabileleri.
Ten tribes : İsrail'in kabileleri. Babil'e sürgüne gönderilen ve asla geri dönmeyen on kayıp kabile. On kabile.
Collector tribe : Toplayıcı topluluk. Yaşamlarını, ellerini kullanarak ağaç, toprak ve sudan çeşitli doğal ürünler toplayarak sürdüren ilkel insan topluluğu.
Bedouin tribesman : Göçer bir arap kabilesi (bedeviler) üyesi kimse. Bedevi kabilesi üyesi.
Tribeswoman : Bir klanın kadın üyesi. Kabile kadını. Bir kabilenin kadın üyesi.
Feathered tribe : Kuş cinsi. Kuşlar.
Bedouin tribe : Bedevi kabilesi. Göçebe bir arap halkı kabilesi veya kavmi.
İngilizce Tribes Türkçe anlamı, Tribes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tribes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Modern times : Çağdaş zamanlar. Uygar çağ. Yeniçağ. Ortaçağın sonundan yakınçağın başlangıcına değin uzanan zaman kesimi.
Length : Müddet. Parça. Uzunluk. Metres in length. Bir filmin uzunluk birimiyle (metre ya da ayak) belirtilen boyu. Taşınabilir geri lambaları. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Perde ya da pano arkalarında kullanılan yukardan aşağıya dizilmiş lambalar. Mesafe. Süre.
Subgroup : Alt öbek. Altgrup. Alt grup. Düşey bölüm. Altöbek. Altküme. Alt takım. Bir kümeyi oluşturan bireylerin aralarındaki kısa çevrimli ilişkilerin yarattığı alt bağlaşmaların her biri. Bağlı bulundukları soy yapısı içinde, kendilerine özgü soydan gelme dinsel kaynaklı: toplumsal, ekonomik ya da kültürel birer uğraşı ve yaşam yöntemleri bulunan, ayrıca, birbirleriyle ilişkilerini kutyasaklaşmış kurallara göre sürdüren topluluklardan her biri. bk. soy. krş. altkültür, yerel bölük.
Chisel : Dolandırmak. Kalemle oymak. Kazıklamak. Kalem. Keski. Sızdırmak. Yontmak. Yont.
Tribe : Soy. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Aynı sınıftan kimseler. Aynı dili konuşan, aynı kurumlara, geleneklere, göreneklere sahip, ortak bir yerleşme alanı olan ve ortak bir kökten gelen birkaç jens'in özerk bir toprak üzerinde oluşturdukları budunsal birlik. Belli bir yerde oturan; dil, ağız ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren; birden çok boy ve köyden oluşan; ata ruhu ya da tanrıya inanan; genellikle bir yönetici ya da kurulca yönetilen; yapısında bulunan köy ve aileler arasında toplumsal, ekonomik, dinsel, kan ya da evlilik bağları bulunan siyasal nitelikteki topluluk, bk. boy, dil, ağız, kültür, köy. krş. topluluk. Kavim.
Battery : Dizil ya da koşut bağlanan birden çok üreteç ya da aracın oluşturduğu küme. Müessir fiil. Batarya. Akımsakların dizisel ya da koşut olarak bağlanmasıyla oluşan takım. Göze takımı. Borda topları. Tavuk kafesleri dizisi. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrik akımı verilerek doldurulan, istenildiğinde ters yönde akım vererek, kimyasal erke biçiminde saklı bu erkeyi sınırlı bir süre için geri veren aygıt.
Figure : Şahsiyet. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Resmetmek. Sayar. Endam. Sayı. Sayıları gösteren simgelerden her biri. Saymak. Yer almak. Fiyat.
Association : Çıkarıma yordamlarda başvurulan, açık ya da örtük anlatımlı simge ya da uyaranlar aracılığıyla örtük eğilim, tutum ya da beklentileri bilinç düzeyine çıkarmaya yarayan yol. Düşünsel olarak bir araya getirme. Tekizlerin eklenmesiyle çoğuz birleşiklerin oluşumu. Olaylar ya da değişkenler arasında bir bağıntının bulunduğu izlenimini veren birlikte değişme. Yer, zaman, neden, etki ve sonuç bakımından aralarında birlik, benzerlik ya da karşıtlık gibi ilişkiler bulunması dolayısıyle düşüncelerin kendiliğinden birbirini ansıtması olayı. ruhsal etkinlikler ve durumlar arasında kurulan görevsel ilişkiler. Bağlaşı. Ortaklık. Kafada birleştirme. Birleşme. Kurum.
Bulk : Şişmek. Toplu. Ekseriyet. En önemli kısım. Esas kısım. Hantal gövde. Cüsse. Genellikle evrelerin sınır yüzeylerinden uzakta olan bölgelerini nitelemek için kullanılan, görece geniş oyluma dağılmış özdek kümesi. Sindirim sistemini mekaniksel olarak dolduran, hayvana tokluk hissi veren, kuru maddesinde % 18den fazla ham selüloz içeren saman, kavus ve kabuklarla koçanlar. Genişlemek.
Genera : Tür. Cins. Sınıf. Cinsler.
Tribes synonyms : kanchanjanga, changtzu, lhasa, roman times, kanchenjunga, himalaya, present times, kinchinjunga, makalu, capital of tibet, lassa, mt. everest, sitsang, lhotse, gosainthan, time period, mount kanchenjunga, nuptse, period of time, mount everest, himalaya mountains, contemporary world, cavitates, genuses, apparatuses, genus, carve, xizang, lineage, bunches, size, asia, channel.
Tribes zıt anlamlı kelimeler, Tribes kelime anlamı
Original : Özgün canlı. İlginç tip. Özgün. Başlangıç. Yaratıcı. Organizatör. Asıl. Kaynak. Orijinal.
Nonpayment : Ödeme yapmama. Ademi tediye. Tediye etmeme. Ödemesiz. Bir borcu ödememe. Ödememe. Adem-i tediye.

Bu kısımda Tribes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tribes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tribes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tribes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.